Spor bilindiği gibi kitlelerin adrenalini en çok yükselten etkenlerin başında gelmektedir. Zaten sporu spor yapan da bu etkili gücün kentin ve insan psikolojisinin iç içe geçmesini sağalmaktır.

Amed ismi öyle sıradan bir isim değil. Yıllarca dili ve kültürü baskılanmış bir halkın haykırışının sahalara yansımasıdır aynı zamanda.

Klavyenin seri tuşlarına basmadan önce milyonarca taraftara sahip Amedspor’a yürekten selam göndermeyi bir onur kabul ederek merhaba demek istiyorum. Amedspor bilindiği gibi sadece bir futbol kulübü olmanın ötesinde bir halkı temsil eden, onun kültürünün, yaşam biçiminin vücut bulma halidir de. Hal böyle olunca da tüm okların onun üzerinde olması gerçeği gözden kaçmıyor. Geçen yıl hiçbir maçını kaçırmadım. Zevkle izlememe rağmen bazen rakip takımların futbolcu ve seyircilerinin hakarete varan çirkin tezahüratlarına isyan etmekten kendimi alamadım. Yakıştırmalar ırkçılığın en üst perdesinden. İnsan olmanın erdemlerinden yoksun, bir halkın renklerine kültürüne yaşam biçimine tahammülsüzlüğün en bariz örnekleri sergilenmekten kaçınılmıyor. İnsanı üzen taraftarın haykırışlarına takım hocalarının ve yöneticilerinin de bu tür sporla, insanlıkla bağdaşmayan davranışlara çanak tutmalarıdır.

Bazı siyasi hokkabazların ırkçı söylemlerini sahalara yansıtmaya çalışan rakip futbolcu ve taraftarlar sporu ne kadar çirkefleştirdiklerini anlamaları için Amed halkının ve siz futbol severlerin vereceği en iyi cevap ‘’Diren ha Diren Diyarbekir, Direnmek sana can verendir diren ha diren Diyarbekir’’ şiarını haykırmanızdır. Amed ismi sadece Diyarbakır’da değil, sadece İstanbul’da değil, dünyanın her bir köşesinde Kırmızı-Yeşil renklerin dalgalanmasıyla hayat buluyor. Bu hayat bulma yedisinden yetmişine herkesin kenetlenmesi demek olduğu unutulmamalıdır.

Taraftar kardeşlerimden ricam, içinden geçtiğimiz bu hassas dönemde provokatörlere pirim vermemek için dikkatli olmalarıdır. Elbette üstüne üstüne gelecekler, bundan kuşkum yok. Bırakın yüzlerine geçirdikleri ırkçılık maskesi nefeslerini kessin. Sen yine kadim bir toprağın çocuğu olduğunu unutma. Mezopotamya’nın dünyaya yaydığı hoş görü ve misafirperverliği senin tavırlarınla bir kez daha taçlandığı görülsün. Irkçılığın iflah olmaz bir ruh halinden kurtuluşu kolay değil elbette. Ama sizlerin buna en iyi cevabı sahada takımınızı sonuna kadar haykırarak desteklemenizdir.

Yeni sezon hayırlı uğurlu olsun. Eminim ki bu sezon Amedspor’un şampiyonluk sezonu olur.