Anadil Allah’ın kullarına bahşettiği en kutsal değerlerin başında gelir. Hal böyleyken, Allah’ın emirlerine, bahşettiği kutsal değerlere karşı çıkmak kullara havale edilmediği gibi bunu koruyup kollamak da yine kullara düşen bir görev olduğu unutulmamalıdır.
Son günlerde Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Diyarbakır’ın eski ismini taşıyan ve milyonarca taraftarı olan Amedspor’a uyguladığı anadil kıskacının yankıları sürüyor. Bir futbol kulübü formasına alacağı reklamın tüm detaylarını TFF’na bildirmekle yükümlülüğünü yerine getirmek için bunu daha önceden ilgili mercilere bildirir. Amedspo’da aynı yolu izleyerek ilin en büyük firmalarından biri olan Tezgel ile anlaştığı forma reklamı ‘’Koma me bona we’’ yani ‘’Grubumuz sizin için’’ sloganını TFF’na iletir ve onay alır. Ancak bir iki maç sonra yaşamlarının tüm evresini ırkçılık ve ayrıştırma üzerine inşa eden bazı kesimlerin yüksek perdeden bu gelişmeyi dillendirmesi ve karşı koyması üzerine, TFF’nu hemen bu akımın etkisinde kalarak, daha önceki ‘’Olur’’ kararını görmezden gelerek kulübe yüklüce bir ceza keser. ‘’Şimdi bu ne tas bu ne hamam’’ demek geremez mi?
Amedspor bu yıl hedefine koyduğu Süper Lige yükselme stratejisini sekteye uğratmak isteyen birçok kesim bulunduğunu unutmamak lazım. Milyonlarca taraftar kitlesine sahip bir kulübün peşinden sürüklediği kitlelerin öyle yabana atılacak bir gelişme olmadığı saha gerçekliği gösteriyor. Düşünün her maçını binlerce taraftarın önünde icra eden bir takımın böylesi ırkçı ve ayrıştırıcı muamelelerle engellenmesi mümkün olmadığı gibi bunu diretmenin de anlamını zaman içinde yitireceği gerçeği var.
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) tüm kulüplere göstermiş olduğu adilane yaklaşımı Amedspor’a, da göstermeli. Bu yaklaşımını ayrıştırıcı bir tutumla devam ettirmesi halinde maçları yöneten hakemlerin de bu eksende tavır geliştirmeleri kaçınılmaz olacaktır. Bu da maçların sorunlar yumağı içinde sürmesini beraberinde getirecektir. TFF’nu, mevzuatında nasıl ki Almanca, İngilizce ve başka bir dilde reklam almasını yasaklamıyorsa, Kürtçe bir dilde alınan reklama da ambargo koyamaz, koymamalıdır.
Şimdi biraz durup düşünelim. Devletin resmi kurum olan TRT, Kürt dilinin, kültürünün geliştirilmesi ve korunması amacıyla kurduğu TRT Kürdi (TRT Şeş) de Kürtçe yayın yaparken suç değil de bir futbol kulübünün gelirlerini arttırmak ve daha kaliteli işler yapmak için aldığı Kürtçe reklam mı suş oluyor. Aklımızı başımıza alalım beyler. Türkün dili Kürdün, Kürdün dili Türkün diliyle birleştiğinde bir kültür mozaiğinin daha verimli hale geleceği gerçeği unutulmamalıdır.
Hele hele bugünlerde barışa dair ülkemizde baş gösteren gelişmeler tüm hızıyla sürerken, TFF’nin aldığı bu ayrıştırıcı, ırkçı ve tahammülsüz karara ne denir bilemiyorum. Unutmayın bir insan dünyaya gözlerini açtığında ne annesini ne dilini seçme özgürlüğüne sahiptir. Onu biçimlendiren kişilik kazandırmasını sağlayan ana dili ve yaşadığı sosyal çevresidir.
Umarım Futbol Federasyonu aldığı bu aymaz kararından bir an önce vaz geçer. Barışa dair gelişmelere Amedspo’a uyguladığı ambargoya karşı tutumunu gözden geçirir ve hayatın gerçekliğine yönelir.
Şimdi bir kelamım da Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’na. Unutmaman gereken bir gerçeklik varsa o da bugün oturduğun koltuğa Amedspor ve Vanspor delegasyonunun oylarıyla orada olduğun.