Özür sahibi olmayanlar için velimeye katılmanın vacip ol¬duğu belirtilmişti. Özür kabul edilen durumların bazıları Şunlardır;
1. İçki, çalgı aletleri gibi münkerlerin bulunduğu bir ortamda verilen davetlere katılmak caiz değildir. Ancak oradaki münkerle-ri engellemek ve değiştirmek amacıyla gidilebilir. Münkerler orta¬dan kaldırıldığında, katılmak tekrar vacip olur.
Ali (radiyallâhu anh) anlatıyor; 'Yemek yaptım ve Rasulul-hh (sallallâhu aleyhi ve sellem)'i davet ettim. Yemeğe geldiğinde evde resimler gördü ve geri döndü. Bunun üzerine ben; «Yâ Rasulullah! Annem babam sana feda olsun, geri dönmene sebep olan nedir?» dedim. Bana; «Evde, üzerinde resimler bulunan bir örtü var. Hiç kuşkusuz, melekler içerisinde resim bulunan eve girmezler» buyurdu.
2. Davete sadece zenginlerin çağrılıp, fakirlerin çağrılmama¬sı durumunda davete katılmamak caizdir.
3. Davet sahibinin haramdan sakınmayan, şüpheli şeyler¬den kaçınmayan birisi olması durumunda davete katılmamak caizdir.
4. Olumsuz hava şartlarından, düşman korkusundan veya cana zarar gelmesinden endişe edilmesi gibi, davete katılmayı engel¬leyen, serî bir mazeretin bulunması durumunda katılmamak ca¬izdir… Gelin Hanımın Düğün Günü, Kocasının Misafirlerine Hizmet Etmesi Caizdir:
Sehl bin Sa'd (radiyallâhu anh) anlatıyor; 'Ebû Öseyd Es-Sâidîzifafında Rasulullah (sallallâhu aleyhi ve sellemı davet etti. O gün, henüz yeni gelin olan, hanımı onlara hizmet etti. Sehl; «Biliyor musunuz, Rasulullah (sallallâhu aleyhi ve sellem)'e ne ikram etti? Onun için geceden bir çanağın içine birkaç hurma ıslattı. Yemeği yedikten sonra ona bunu ikram etti» dedi.
Bu fitneden emin olunması durumundadır. -ALLAH, en doğ¬rusunu bilendir-.
Velime yemeği vermek müstehabtır…İslâm beldelerinin çoğu yerinde velime sünneti, yerleşmiş, mera¬simler halini almıştır. Evlenmenin ilk ve ikinci gününde velime ye¬meği verilebilir.
Düğün gibi mutlu bir günde eş, dost, hısım ve akrabanın bir araya gelerek saadet ve sevinç içinde yemek yemeleri, sohbet edip İslami ölçüler içinde eğlenmeleri caizdir.
BİTTİ