Uzman İskan Aydeniz, 2026 YKS tercih süreci, 29 Temmuz’da başlayacak ve 10 Ağustos’a kadar devam edeceğini belirterek, ''Doğru yapılan tercihler başarıyı taçlandırırken, yanlış yapılan tercihler ise yıllarca verilen emeğin istenilen sonucu vermemesine neden olabilir. Bu nedenle tercih dönemi; yalnızca üniversite ve bölüm seçme süreci değil, aynı zamanda geleceği doğru planlama sürecidir.'' dedi.
2025 YKS, tüm puan türlerinde başarı sıralamalarının en fazla değiştiği yıllardan biri olarak hafızalarda kaldığını anımsatarak, şunları kaydetti:
''Bu hareketliliğin temel nedenlerinden biri, bir önceki yıl uygulanmaya başlanan istihdam odaklı kontenjan politikalarıydı. Özellikle tıp, diş hekimliği, eczacılık, hemşirelik, hukuk, psikoloji ve mimarlık vb programlarda kontenjanların azaltılması, yalnızca bu bölümleri değil, alt sıralarda yer alan birçok programın da başarı sıralarını doğrudan etkiledi.
Bunun yanında öğrencilerin meslek tercihlerindeki değişim de sıralamalarda önemli rol oynadı. Sağlık alanlarına artan ilgi, teknoloji odaklı mühendislik programlarının öne çıkması ve istihdam olanaklarının daha fazla dikkate alınması, birçok bölümde beklenmedik sıralama değişikliklerini beraberinde getirdi. Sonuç olarak 2025 yılı, tercih analizlerinin her zamankinden daha fazla önem kazandığı bir yıl oldu.''
''2026 yılında ise tablo geçen yıla göre daha dengeli görünmektedir. Kontenjanlarda bazı düzenlemeler yapılmış olsa da geçen yıl kadar büyük çaplı kontenjan azaltmaları bulunmamaktadır. '' diyen Aydeniz, şöyle konuştu:
''Ayrıca sınava giren aday sayısının da bir miktar azalması nedeniyle teknik olarak geçtiğimiz yıl yaşanan kadar büyük sıralama hareketlerinin oluşması beklenmemektedir. Ancak bu durum, tercih sürecinin kolaylaşacağı anlamına da gelmemektedir.
Çünkü başarı sıralarını belirleyen tek unsur kontenjanlar değildir. Öğrencilerin hangi mesleklere yöneldiği de sıralamaları doğrudan etkilemektedir. Sayısal puan türünde tıp, diş hekimliği, eczacılık, hemşirelik ve diğer sağlık programlarına olan ilginin yanı sıra bilgisayar, yazılım, yapay zekâ, elektrik-elektronik, endüstri ve makine mühendisliği gibi teknoloji odaklı bölümlere yönelim, başarı sıralarında önemli değişimlere neden olabilecektir.''
Eşit ağırlık
''Eşit ağırlık puan türünde hukuk, psikoloji, PDR, işletme, yönetim bilişim sistemleri, iktisat ve uluslararası ticaret gibi bölümlere olan talep sıralamaların şekillenmesinde belirleyici olacaktır.
Sözel puan türünde öğretmenlik programları, iletişim fakülteleri, tarih, coğrafya ve ilahiyat gibi bölümlere olan ilgi; dil puan türünde ise İngilizce Öğretmenliği, Mütercim-Tercümanlık ve yabancı dil programlarına yönelim başarı sıralarını doğrudan etkileyecektir.
TYT puanıyla öğrenci alan ön lisans programlarında ise özellikle İlk ve Acil Yardım, Anestezi, Ağız ve Diş Sağlığı, Tıbbi Görüntüleme Teknikleri, Ameliyathane Hizmetleri, Tıbbi Laboratuvar Teknikleri ve Çocuk Gelişimi gibi programlara olan talep, iki yıllık bölümlerde önemli sıralama değişiklikleri oluşturabilecektir.
Bu nedenle tercih yapılırken yalnızca geçen yılın taban başarı sıralarına bakmak doğru bir yaklaşım değildir. Kontenjan değişimleri, aday sayısı, son yıllardaki yerleşme eğilimleri ve öğrencilerin güncel bölüm tercih davranışları birlikte değerlendirilmelidir.''
Tercih Sürecinde Dikkat Edilmesi Gerekenler
• Tercihler puanla değil, başarı sırasına göre yapılmalıdır.
• Son 4-5 yılın başarı sırası değişimleri mutlaka incelenmelidir.
• Bölümlerin kontenjan değişimleri ve aday yönelimleri birlikte değerlendirilmelidir.
• Tercih listesi, başarı sırasının yaklaşık %20 üstünden başlayıp %50 altına kadar uzanacak şekilde geniş ve dengeli hazırlanmalıdır.
• Tercih listesinde hedef, ulaşılabilir ve güvenli tercihlere birlikte yer verilmelidir.
• Öğrencinin ilgi alanı, yetenekleri ve kariyer hedefleri mutlaka dikkate alınmalıdır.
• Tercih sürecinde deneyimli bir rehber öğretmen veya tercih danışmanından destek alınmalıdır.
Unutulmamalıdır ki YKS sadece sınavdan ibaret değildir; doğru tercih de başarının ayrılmaz bir parçasıdır. Sınavda yapılan birkaç yanlış birkaç net kaybettirebilir; ancak tercih döneminde yapılacak tek bir yanlış tercih, öğrencinin yıllarca emek verdiği hedeflerinden uzaklaşmasına neden olabilir. Bu nedenle tercih süreci aceleye getirilmemeli; bilimsel veriler, güncel istatistikler ve uzman görüşleri doğrultusunda yönetilmelidir. Çünkü bazen bir yanlış tercih, tüm doğruları götürebilir.





