Diyarbakır’ın Musiki Hayatı: Kökü çok eski tarihlere dayanan Diyarbakır, ilimde, edebiyatta ve sanatta olduğu gibi, musiki folklorunda da mümtaz simalar yetiştirmiştir.
Diyarbakır musiki folkloru Artuklular döneminde yaygınlaşarak, Diyarbakır’ın Akkoyunlular’ın başkenti olması ve İçkale kısmında Akkoyunlu saraylarında yapılan musiki eğlenceleri ile gelişerek bugünlere gelmiştir.
Folklor bölgesi içerisinde bulunan Diyarbakır müziğinin söz zenginliği, ezgi yapısı, makam geleneği, icra ortamları ve eşlik çalgıları açısından ayrı bir önem taşımaktadır. Bir dönem her evde bir, iki udun, enstrümanın bulunduğu bilinmektedir.
Diyarbakır’da yapılan Velime Gecelerinde söylenen şarkı ve türküler belli bir düzen içinde icra edilirdi… Eserler, gelişigüzel okunmaz, aksine tam bir ahenk içinde makam sırasına göre okunurdu…
Diyarbakır’da musiki icra edilirken, önce beste ve güftesi Diyarbakırlılara ait olan sanat musikisinden bir kaç eser okunur, sonra Diyarbakır peşrevine girilir, peşrevden sonra usulsüz olarak solo halinde divan okunur.
Divan şarkısından sonra uşşak makamında ağır şarkılarla fasıl devam ederdi.
Diyarbakır’da okunan divan, hoyrat ve mayaların kendine has ara nağmeleri mevcuttur. Bu eserler usulsüz olarak icra edilir. Diğer vilayetlerin uzun havalarından tamamen farklıdır.
Saray musikisi olarak bilinen Diyarbakır musikisi Velime Gecelerine katılan müzisyenlerin icara edecek eserler; Diyarbakırlı şairlerin yazdığı gazeller, mayalar, hoyratlar şarkı ve türküler, Ahu Baba, Hacı Eftal Efendi, Ahmet Verdi Çelebi, Şahla Mustafa Çelebi, Üstat Seyid Nuh, Ahmet (Ahmike) Yüksekses’in eserleri, Celal Güzelses ve arkadaşlarının sayesinde günümüze kadar gelmiştir…
Diyarbakır şarkı ve türküleri bugüne kadar kapsamlı olarak bir araya toplanmamış olduğundan halk musikisi sanatçıları türkü sözlerini bulabildikleri kaynaklardan (bu kaynaklarda belirtilen sözler bile eksik ve yanlışlarla doludur) veya herhangi birinden öğrenmek durumunda kalmışlardır.
Günümüzde bazı sanatçılar araştırma yapmadan icra ettikleri bu güzelim Diyarbakır şarkı ve türkülerindeki kelimeleri tam olarak anlayamadıklarından zaman zaman şarkı ve türkü sözlerini yanlış telaffuz etmektedirler. Bunun sebebi de yöre ağzını, mahalli şiveyi tam olarak bilmemeleridir. Bundan dolayı da zaman içerisinde mana kaybına uğramış, güfte ve makam itibari ile çok güzel olan ve söz dizilerinde mahalli unsurlar taşıyan Diyarbakır türkü veya şarkısı bu şahısların icralarında çok manasız hale gelmektedir.
Velime Geceleri, bu karışıklıkları ortadan kaldırmak, Diyarbakır şarkı ve türkülerine hem Türkçe olanlarına hem de Kürtçe olanlarına bir düzen vermek ve hak ettikleri şekilde icra edilmesini sağlamak amacıyla uzun uğraşıların sonucunda hazırlanmış, ayrıca daha önce hiçbir yerde notaya dahi alınmamış olan Diyarbakır'a ait birçok eseri gün yüzüne çıkartmıştır…
DEVAM EDECEK