Aralarında Adıyaman, Ağrı, Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Tunceli, Hakkâri, Iğdır, Kars, Mardin, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak ve Van barolarının bulunduğu bölge baroları, sonuç bildirgesinde tespit ettikleri en önemli sorunları ve talepleri şu başlıklar altında sıraladı:
AVUKATLARA BASKI VE YARGI BAĞIMSIZLIĞI VURGUSU
Bildirgede, avukatların görev yaparken şiddet ve baskıyla karşılaştığı, mesleki faaliyetlerinin hedef gösterilmesinin savunma hakkı ve adalet faaliyeti açısından ciddi sorunlar oluşturduğu belirtildi. Avukatların mesleki ve ekonomik güvenliklerinin sağlanması, yargının siyasi iktidardan bağımsız hareket etmesi ve Anayasa’nın 138. maddesi uyarınca yargı bağımsızlığının korunması gerektiği vurgulandı.
KÜRT SORUNU VE TOPLUMSAL BARIŞ ÇAĞRISI
Açıklamada, "Ağır insan hakları ihlallerine ve hukuksuzluğa sebebiyet veren Kürt sorununun demokratik ve adaletli bir çözümü hayati önem taşımaktadır." dendi. Toplumsal barış ve demokratik gelecek için çözüm sürecine katkı sunacak, güvenlik merkezli politikalardan uzaklaşılması talep edildi. PKK'nın silah bırakması ve ardından hukuki adımların atılması beklentisi dile getirilirken, Kürt dili ve kültürü üzerindeki yasakçı uygulamaların toplumsal barışı zayıflattığı ifade edildi.
AİHM KARARLARINA UYULMALI: DEMİRTAŞ VE KAVALA
Bildirgede, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Daire kararlarıyla hak ihlali tespiti yapılan Selahattin Demirtaş ve benzer nitelikteki yargı süreçlerine maruz kalan Osman Kavala’nın tutukluluklarının hukuki dayanaktan yoksun olduğu belirtildi. Barolar, AİHM kararlarının uygulanmamasının hukukun üstünlüğü ilkesine aykırı olduğunu ve siyasi saiklerle sürdürülen tutuklulukların derhal son bulması gerektiğini kaydetti.
SEÇİLMİŞLERİN GÖREVİNE İADE EDİLMESİ TALEBİ
31 Mart 2024 tarihinde yapılan Mahalli İdareler Genel Seçimi sonucunda bir kısım belediye eş başkanına yönelik kayyım uygulamalarının halen devam ettiği belirtildi. Seçme ve seçilme temel hakları ihlal eden bu uygulamalardan vazgeçilmesi, seçilmiş belediye başkanlarının görevlerine dönmesinin sağlanması talep edildi. Ayrıca siyasal ve sanatsal faaliyetlerin tehditle bastırılmasının demokratik toplum düzenini zedelediği ifade edildi.
CEZAEVİ İHLALLERİ VE CEZASIZLIKLA MÜCADELE
Barolar, bağımsız raporlarla etkin tahliye mekanizmalarının işletilmesi gerektiğini belirtti.
Vartinis Davası gibi, yargıtay tarafından onanan davaların, yaşam hakkının korunması ve cezasızlıkla mücadelenin gerekliliğini bir kez daha ortaya koyduğu vurgulandı. Bölge Baroları, cezasızlık kültürünün son bulması, insan hakları ihlallerinin yargı önünde hesap verebilir hale getirilmesi ve adaletin tüm yönleriyle tecelli etmesi için mücadele edeceklerini kaydetti.
ULUSLARARASI HUKUK VE İNSANİ YARDIM ENGELLERİ
Gazze’ye insani yardım amacıyla yola çıkan gemilere yönelik engellemeler veya müdahalelerin, Cenevre Sözleşmeleri ve Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi kapsamında açık bir ihlal teşkil ettiği belirtildi. İnsani yardıma erişimin engellenmemesi ve uluslararası toplumun ortak yükümlülüklerinin yerine getirilmesi çağrısında bulunuldu.
Bölge Baroları, hukukun üstünlüğü, insan hakları ve adil yargılanma ilkelerinden taviz vermeden, her koşulda demokrasi ve adaleti savunmaya kararlılıkla devam edeceklerini kamuoyuna duyurdu.





