YKS'nin ardından adaylar sıralama sonuçlarını merakla beklerken, kontenjan azalması yapılıp yapılmayacağı da yerleştirme sonucunu etkileyecek.

Uzman İskan Aydeniz, 2026-YKS tercih kılavuzu henüz yayımlanmadığını ancak 2025 yerleştirme tablosu, adaylara 2026 tercih dönemini okumak için önemli ipuçları verdiğini anımsatarak, devlet, vakıf, KKTC ve yurt dışındaki üniversitelerin lisans ve ön lisans kontenjanlarına ayrı ayrı bakıldığında, tercih döneminde sadece bölüm seçmenin değil, kontenjan türlerini ve özel fırsatları doğru değerlendirmenin de ne kadar önemli olduğu vurguladı.

2025’te devlet üniversitelerinde lisans için 280 bin 900 kontenjan açılmış, bu kontenjanlara 277 bin 878 aday yerleşmiş ve yalnızca 3 bin 22 kontenjan boş kaldığı dile getiren Aydeniz, şunları kaydetti:

ÖSYM'e açıkladı, YKS'de ilk kez uygulanacak
ÖSYM'e açıkladı, YKS'de ilk kez uygulanacak
İçeriği Görüntüle

''Ön lisans programlarında ise 224 bin 180 kontenjanın 224 bin 137’si dolmuş, sadece 43 kontenjan boş kalmıştır. Bu tablo, devlet üniversitelerine olan talebin son derece güçlü olduğunu göstermektedir. Özellikle başarı sırası şartı bulunan tıp, diş hekimliği, eczacılık, hukuk, mühendislik ve öğretmenlik gibi alanlarda aday ilgisinin yüksek seyretmesi, 2026’da da devlet üniversitelerinde rekabetin güçlü olacağını düşündürmektedir.

Vakıf üniversitelerinde ise tablo daha farklıdır. 2025’te lisans düzeyinde 107 bin 764 kontenjan açılmış, 80 bin 633 aday yerleşmiş ve 27 bin 131 kontenjan boş kalmıştır. Ön lisans programlarında da 81 bin 967 kontenjanın 64 bin 686’sı dolmuş, 17 bin 281 kontenjan boş kalmıştır. Bu durum, vakıf üniversitelerinde özellikle ücret, burs oranı, şehir, programın itibarı ve istihdam beklentisi gibi unsurların tercih davranışını doğrudan etkilediğini göstermektedir. 2026’da kontenjan azaltımı ya da yeniden düzenleme bekleniyorsa, bunun daha çok vakıf üniversitelerinde ve doluluk sorunu yaşayan programlarda görülmesi daha olasıdır.

KKTC üniversitelerinde 2025’te lisans için 12.537 kontenjan açılmış, 7.968 aday yerleşmiş ve 4.569 kontenjan boş kalmıştır. Ön lisans programlarında ise 4.480 kontenjanın 3.619’u dolmuş, 861 kontenjan boş kalmıştır. Diğer ülkelerdeki üniversitelerde lisans kontenjanı 1.093, yerleşen aday sayısı 462, boş kontenjan sayısı ise 631’dir. Ön lisans düzeyinde ise 100 kontenjanın tamamı dolmuştur. Bu veriler, yurt dışı ve KKTC seçeneklerinin adaylar için bir fırsat alanı olabileceğini; ancak maliyet, denklik, yaşam koşulları, dil yeterliliği ve mezuniyet sonrası kariyer planı gibi başlıkların dikkatle incelenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

2025 yılında YÖK’ün aldığı kararlar doğrultusunda bazı bölümlerde kontenjan azaltımına gidildi. Hukuk, eczacılık, diş hekimliği, mimarlık, bazı öğretmenlik alanları ve istihdam dengesi tartışılan programlarda kontenjanlar daha kontrollü biçimde planlandı. 2026 yılı için de benzer bir beklenti bulunmaktadır. Ancak benim değerlendirmeme göre devlet üniversitelerinde çok sert ve yaygın bir yeni daralma beklemek doğru olmayabilir. Devlet üniversitelerinde zaten doluluk oranı oldukça yüksektir. Eğer 2026’da belirgin bir kontenjan düzenlemesi yapılacaksa, bunun daha çok vakıf üniversitelerinde, doluluk oranı düşük programlarda ve istihdam dengesi sorunlu alanlarda görülmesi daha muhtemeldir.

2026 tercih kılavuzu yalnızca kontenjan sayıları üzerinden okunmamalıdır. Kılavuzun içinde adaylara farklı kapılar açabilecek özel kontenjan türleri ve program modelleri bulunur. Bunların başında Uluslararası Ortak Lisans Programları gelir. UOLP olarak bilinen bu programlarda öğrenci, eğitiminin bir bölümünü Türkiye’de, bir bölümünü ise anlaşmalı yurt dışı üniversitesinde sürdürebilir. Bu model, özellikle yabancı dil gelişimi, uluslararası akademik deneyim, farklı eğitim sistemlerini tanıma ve mezuniyet sonrası daha geniş kariyer ağına ulaşma açısından önemlidir.

SUNY programları da bu başlık altında özellikle dikkat edilmesi gereken seçeneklerdendir. SUNY, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki State University of New York sistemiyle yapılan ortak lisans programlarını ifade eder. Bu tür programlarda öğrenciler belirli dönemlerde Türkiye’deki üniversitede, belirli dönemlerde ise yurt dışındaki anlaşmalı üniversitede eğitim alabilir. Bu programlar adaylara güçlü bir uluslararası deneyim sunabilir; ancak tercih edilmeden önce öğrenim ücreti, yurt dışı yaşam maliyeti, hazırlık eğitimi, İngilizce yeterlilik şartı, vize süreci, diploma koşulları ve programın hangi ülkede ne kadar süre eğitim gerektirdiği mutlaka ayrıntılı biçimde incelenmelidir. M.T.O.K. kontenjanları da tercih kılavuzunda dikkat edilmesi gereken özel alanlardan biridir. M.T.O.K., Mesleki ve Teknik Ortaöğretim Kurumları mezunlarına yönelik kontenjanları ifade eder. Özellikle meslek lisesi mezunu adaylar için teknoloji, mühendislik ve uygulamalı alanlarda önemli bir geçiş imkânı sunar. Burada adayın mezun olduğu lise alanı ile tercih edeceği programın uyumu büyük önem taşır. Bu nedenle meslek lisesi mezunları, tercih yaparken yalnızca genel kontenjanlara değil, kendilerine ayrılmış M.T.O.K. kontenjanlarına da dikkatle bakmalıdır.

Okul birinciliği kontenjanı ise ortaöğretim kurumunu birinci olarak tamamlayan adaylara tanınan özel bir imkândır. Bu kontenjan, adayın bazı programlarda genel kontenjan dışında ayrıca değerlendirilmesine olanak sağlar. Ancak okul birinciliği kontenjanı her programda bulunmayabilir. Ayrıca başarı sırası şartı bulunan tıp, diş hekimliği, eczacılık, hukuk, mühendislik, mimarlık ve öğretmenlik gibi bölümlerde ilgili başarı sırası koşulları yine geçerlidir. Bu nedenle okul birincisi adayların, tercih listesi hazırlarken hem genel kontenjanı hem okul birinciliği kontenjanını birlikte değerlendirmesi gerekir.

34 yaş üstü kadın kontenjanı da kılavuzun önemli özel kontenjan başlıklarından biridir. Bu kontenjan, belirli şartları taşıyan kadın adaylara devlet üniversitelerindeki bazı lisans ve ön lisans programlarında ek bir fırsat sunar. Ancak bu kontenjan her bölüm için geçerli değildir. Tıp, diş hekimliği, eczacılık, hukuk, mühendislik, mimarlık ve öğretmenlik gibi başarı sırası şartı bulunan programlar bu kapsamın dışında tutulmaktadır. Bu nedenle 34 yaş üstü kadın adayların, kılavuzda hangi programlarda bu kontenjanın bulunduğunu dikkatle incelemesi gerekir.

Şehit eş ve çocukları, gazi, gazi eş ve çocukları için ayrılan kontenjanlar da tercih sürecinde ayrıca değerlendirilmelidir. Bu kontenjanlar, belirli yasal haklara dayanan özel yerleştirme imkânlarıdır. Adayın bu kontenjanlardan yararlanabilmesi için ilgili şartları taşıması ve gerekli belgelerin sistemde doğru biçimde yer alması gerekir. Bu nedenle bu kapsamdaki adayların tercih döneminden önce bilgilerinin güncelliğini kontrol etmeleri önemlidir.

Depremzede aday kontenjanı kalktı

Depremzede aday kontenjanı konusunda ise 2026 yılı için durum nettir. ÖSYM’nin 2026 başvuru kılavuzunda açıklandığı şekliyle, 2026 tercih kılavuzunda depremzede aday öğrenci kontenjanı bulunmayacaktır. Bu nedenle 2026 tercih kılavuzu yayımlandığında, adaylar depremzede adaylara ayrılmış ayrı bir kontenjan türü görmeyecektir. Başka bir ifadeyle, 2025’te uygulanan depremzede aday kontenjanı 2026 yılı itibarıyla ortadan kalkmıştır. Bu noktada adayların, başvuru kılavuzunda yapılan açıklamayı dikkate alarak tercih sürecini buna göre değerlendirmesi gerekir. Tercih süreci; puan, başarı sırası, kontenjan, özel koşul, burs oranı, program dili, yurt dışı bağlantısı ve mezuniyet sonrası kariyer olanaklarının birlikte değerlendirilmesi gereken ciddi bir süreçtir. Bu nedenle adayların 2026 tercih kılavuzu yayımlandığında kılavuzu yalnızca okumakla yetinmemesi, alanında uzman bir tercih danışmanından destek alması son derece önemlidir. Doğru destekle yapılan tercih, adayın sadece bir programa yerleşmesini değil, kendi hedeflerine, koşullarına ve geleceğine en uygun yolu seçmesini sağlar.

Muhabir: ÖZGÜR AYAYDIN