İngiltere’deki tarihî Stonehenge anıtının mavi taş halkası üzerindeki yeni bulgular, taşların doğal süreçlerle değil, insan eliyle taşındığı tezini yeniden gündeme getirdi.

Bilim insanlarının yürüttüğü analizler, bu taşların kökeni ve taşınma yöntemine dair yıllardır süren tartışmaları yeniden alevlendirdi.

MAVİ TAŞLARIN KÖKENİ

Aberystwyth Üniversitesi’nden Richard E. Bevins ve ekibi, söz konusu taşların Galler’deki Preseli Dağları’nda bulunan Craig Rhos-y-Felin adlı kaya çıkıntısından geldiğini ortaya koydu.

2023 yılında yapılan analizlerde taşların jeokimyasal imzasının bu bölgeyle tamamen örtüştüğü belirtildi.

İNSAN MÜDAHALESİNE AİT İZLER SAPTANDI

Newall Kayası olarak bilinen örnek üzerinde yapılan incelemelerde, yüzey aşınmasının doğal buzul hareketlerinden değil, insan eliyle ve yüzey işçiliğiyle gerçekleştiği öne sürüldü.

Araştırmacılar, taşların kenarlarında görülen izlerin kasıtlı şekillendirme faaliyetlerine işaret ettiğini belirtti.

BUZUL TEORİSİNE YENİDEN İTİRAZLAR YÜKSELDİ

Durham Üniversitesi’nden Brian Stephen John, 2024’te yayımladığı bir çalışmada, taşların buzullar aracılığıyla taşındığını savunmuştu. Ancak Bevins ve ekibi, taşların doğuya doğru ilerleyen güzergâhlarda buzul kaynaklı başka benzer taşlara rastlanmamasının insan taşımacılığı tezini güçlendirdiğini ifade etti.

750 KİLOMETRELİK UZAKLIKTAN TAŞINAN TAŞ 80

Ayrıca geçtiğimiz yıl yayımlanan ayrı bir araştırmada, Stonehenge'deki merkezi konumdaki Taş 80’in, İskoçya’dan 750 kilometrelik bir mesafeden taşındığı ortaya konmuştu.

Bu bulgu, dönemin insanlarının yalnızca fiziksel güç ve organizasyonla olağanüstü mühendislik başarıları elde ettiğini gösteriyor.

TAŞIMA YÖNTEMİ HÂLÂ BİLİNMİYOR

Taşların tam olarak nasıl taşındığı ise hâlâ açıklığa kavuşmuş değil.

Araştırmalar, Neolitik dönemdeki toplulukların planlama ve iş birliği becerileri hakkında daha fazla bilgi edinilmesini sağlıyor.

Kaynak: Sience Alert