Bu günkü yazımı 1960-1970'li yılarlarda saygının, disiplinin olduğu, saf ve temiz aşkların yaşandığı liselerdeki aşk hikâyelerine ayırdım…

Yazımın başlığına taşıdığım Sana Dik Dik Bağiyem” sözünün nereden kaynaklandığını yazının ilerleyen satırlarında okuyacaksınız..

Liselerde Karma Eğitim Yapılırdı

O yıllarda da liselerde karma eğitim yapılırdı… Okula gelişlerde, okulun giriş kapısında okul müdürü, müdür yardımcısı ve o gün nöbetçi olan öğretmen beklerdi, okula gelen öğrencilerin kılık kıyafetleri kontrol edilirdi… Sacı uzun olanlar okula alınmaz, sacını kesmesi için gönderilirdi. Ertesi gün seçini kesmeyip okula gelen erkek öğrencinin sacı okul müdürü veya müdür yardımcıları tarafından makasla saçın ön tarafının görünen bir yerinden köküne yakın bir şekilde kırpılırdı...

Yine okul girişindeki kontrollerde kravat takmayan erkek öğrenciler, diz üstünde önlük giyen yani önlüğünü kısaltan kız öğrenciler de okula alınmazdı… Önlüğün diz altında olacak şekilde uzatmaları, düzeltmeleri istenirdi…

Üst Aramada Ele Geçen Aşk Mektubu

Öğrencilerin üzerinde çakı, kesici alet ve sigara paketi olup olamadığını tespit etmek için üst araması yapılırdı.. Üst aramasında kesici alet veya sigarayla yakalanan öğrenciler ikaz edilir veya disipline sevk edilirdi…

Yıl 1971 Ticaret Lisesi birinci sınıftayım.. O tarihlerde Ticaret Lisesi Ziya Gökalp Lisesine bitişikti…

Soğuk bir kış günüydü.. 20-25 cm. kalınlığında kar yağmış ve yağmaya devam ediyordu… Sabah okula gitmek için hazırlanırken pencereden karın lapa lapa yağışını görünce gömlek kravat yerine boğazlı kazak giyip okula gittim… Okulun giriş kapısında her zamanki gibi okul müdürümüz Sayın Burhan Ensarioğlu ve yardımcıları bekliyordu… Ben ve benim gibi kravat takmamış 8-10 öğrenciyi görünce okula almayıp geri gönderdi….

Demek istediğim o dönemlerde okullarda bir disiplin, okul yönetiminde, öğretmenlerde öğrencilere karşı bir duyarlılık vardı.. Öğrencilerin de öğretmenlerine saygı ve sevgisi vardı… Aşklar platonikti.. Saf, temiz ve yalındı…

Yengen Olur, Yanlış Yapmayasın

Teneffüslerde kız öğrenciler bahçe veya koridorun bir köşesinde kendi aralarında, erkek öğrencilerde kendi aralarında ikili, üçlü kümeler halinde sohbet ederlerdi…

Erkek öğrenciler bir köşede sohbet eden kız öğrencilerden birini arkadaşına göstererek, o kısa saçlı veya uzun saç diye tarif ederek “ İşte o kız yengen olur. Sakın yanlış yapmayasan. Koruyup kollayasan.” Şeklinde uyarırdı.. Ama kızın ondan haberi yoktu… Tamamen tek taraflı bir sevgi, bir aşktı onunkisi…

Vay Be Şimdi Böylemi Olduk

Yine böyle tek taraflı bir aşk… Okulundaki bir kıza aşık olan erkek bir öğrenci… Okula gidiş saatinde gider kızın bulunduğu evin civarında görünmeyecek bir yerde bekler, kız evden çıkınca okula kadar takip eder.. Bu takip okul çıkışında da kız evine girene kadar devam ederdi… Bu aşk, içten içe alevlenir, platonik bir aşka dönüşür… Ama takip günlerce devam ederdi… Durumu gören arkadaşları “ Oğlum bu böyle olmaz. Git kız ile görüş.. Aşkını ilan et “ derler.. Daha doğrusu kız ile görüşmesi için zorlarlar…

Bir okul çıkışında arkadaşları , “takip edeceğine git kız ile konuş“ ısrarlarına dayanamayıp evine gitmek üzere yürüyen kızın yanına yaklaşır ve “ konuşa bilir miyiz “ der. Kız dönüp bakar ve “ konuşacak ne var terbiyesiz” der.. Bizim platonik aşık da, sanki yıllarca sevgiliymişler gibi “ Vay beee şimdi böylemi olduk” der, ve boynu bükük, üzüntülü bir şekilde kızın yanında ayrılır… Arkadaşları “vay be sonunda görüştü” derken yanlarına gelen platonik aşığa “ Sonunda konuştun. Sen ne dedin o ne dedi” diye sorarlar, oda “ valla ben konuşabilir miyiz? dedim. Oda dönüp bana baktı ve “konuşacak ne var terbiyesiz” dedi.. Bende “ vayyy be şimdi böylemi olduk. “ dedim.

“ Sana dik dik bağiyem”

Yer Diyarbakır Cumhuriyet Lisesi… Okulda geçen temiz, saf ve yalın bir aşk hikâyesi bu… Bir gün bayan öğretmen sınıfında yaptığı üst aramada bir erkek öğrencinin üzerinde mektup yakalar… Mektubu okur ve bu mektubu okul müdürüne götürmeye karar verir… Mektubu müdüre vermek için gider, oda kapısını çalar ve gülerek içeri girer. Müdür elinde bir kağıtla gülerek içeri giren bayan öğretmene “ kızım niye gülüyorsun” der. Bayan öğretmen yine gülerek “Müdürüm sana dik dik bağıyem.. “ Müdür yine “ kızım ne dik diki bağısen, niye gülüyorsun yav söyle bakayım.“ der.. Bayan öğretmen “ Bir erkek öğrencinin üzerinde bir mektup yakaladım. Müdür ” Eee oku bakayım ne yazmış” der… Öğretmen başlar okumaya…

Mektup şöyle başlar…“ Sevgilim Ayşe… Seni seviyem… Aşkından üliyem… İsmimi sorarsan sana sölemiyem… Üst koridorda bir sınıfta okiyem… Eğer sen beni tanımak istiysen koridorda veya bahçede sana dik dik bağıyem…” Müdür de kahkahayla gülmeye başlar

İşte 1960- 1970 li yıllardaki lise öğrencileri arasında, kızın haberi olmadan yaşanan temiz, saf ve yalın bir aşk hikâyesi…

Elbette ki günümüzdeki liselerde de öğrenciler arasında hemcinslerine karşı duygusal bir sevgi, bir sempati vardır… Ama gidip konuşulur, aşk ilan edilir, hatta el ele dolaşılır… Bizim dönemimizde aşklar genellikle platonikti...