Tarihi kaynaklarda yer alan bilgiye göre, 1896 yılında Diyarbakır Hapishanesi’nde gerçekleştirilen kapsamlı teftiş, dönemin cezaevi koşulları ve yargı sürecine ilişkin önemli ayrıntıları ortaya koydu.
İncelemeler sırasında cezaevindeki mahkûmların genel durumları değerlendirilirken, kısa süre içinde hapishanede bulunan 223 Ermeni tutuklunun davaları da sonuçlandırıldı.
Yapılan yargılamalar sonunda yalnızca 12 kişi hakkında mahkûmiyet kararı verildi.
SİYASİ MAHKUMLAR İÇİN GENEL AF
Osmanlı arşiv kayıtlarında, aynı yılın Aralık ayında Sultan II. Abdülhamid tarafından siyasi suçluları kapsayan genel af ilan edildi.
Bu kararın ardından Diyarbakır Hapishanesi'nde bulunan 4 Ermeni ile 20 Müslüman mahkûm özgürlüğüne kavuştu. Affın uygulanmasıyla birlikte cezaevinde siyasi suçtan hükümlü veya tutuklu kimse kalmadı.
Benzer şekilde Mardin Hapishanesi'nde bulunan Protestan bir papaz ile iki arkadaşı da aftan yararlanan isimler arasında yer aldı.
HAPİSHANELERDEKİ EKSİKLİKLER RAPORLANDI
Teftişlerin ardından Müfettiş Şakir Paşa'nın, bölgedeki birçok hapishane ve tevkifhanede ciddi mali yetersizlikler bulunduğunu tespit ettiği kaydedilerek, hazırlanan raporlarda, ödenek eksikliği nedeniyle mahpus ve tutukluların zaman zaman ekmek ve ilaç gibi temel ihtiyaçlara dahi ulaşamadığı belirtildi.
EK ÖDENEK KARARI ALINDI
Raporlar sonucu yapılan değerlendirmelerin ardından Diyarbakır, Erzurum ve Sivas vilayetlerindeki hapishaneler için ek bütçe ayrılması kararlaştırıldı.
Maliye Nezareti, 1898 yılı bütçesinden Diyarbakır Vilayeti'ne 12 bin 500 kuruş, Erzurum Vilayeti'ne 348 bin 300 kuruş ve Sivas Vilayeti'ne 281 bin 998 kuruş olmak üzere toplam 642 bin 798 kuruş tahsis edilmesini onayladı. Ayrılan kaynak daha sonra Dahiliye Nezareti aracılığıyla ilgili vilayet hapishanelerine aktarıldı.





