Hecheçik… Bir kuş türüdür, …Kürtçe'de hecîreşk ve hechecik ismiyle bilinir… Bacakları oldukça zayıftır… Zayıf ayaklarından dolayı yerde fazla kalamazlar… Türkçe’de kırlangıç diye isimlendirilir…

Hecheçikler, diğer adıyla kırlangıçlar karnı beyaz; kuyruğu, baş ve kanatları oldukça siyah, gerdan ve alnı ise kahverengi olup parlak tüylüdür… Boyları 10–23 cm arasında değişir…

https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/2/2f/Pied-winged_swallow_%28Hirundo_leucosoma%29.jpg/250px-Pied-winged_swallow_%28Hirundo_leucosoma%29.jpg

Kırlangıç, kırlangıçgiller (Hirundinidae) familyasını oluşturan kuş türlerinin ortak adıdır... Familya 20 cins içinde 89 tür barındırır…

Kısa ayaklarının tırnakları sivri olduğundan düz, yassı zeminlere rahatça tutunur… Üçgen şeklindeki gagaları geniş yırtmaçlı olup ağızları açık uçarken sinek, sivrisinek gibi küçük böcekleri avlar… Kuyrukları çatallı, kanatları uzun ve sivridir. Hızlı uçar. Kuyruklarını dümen olarak kullanır, ani dalışlar yapar. Çoğu, sürü halinde yaşamazlar…

Kış gelince göçerler

Yaz sonunda, günler kısalıp, böcekler azalınca yavru ve erginler göç ederek kışı Afrika'da geçirir… İlkbaharda geri dönerler... Diğer göçmen kuşların aksine gündüz göç yollarına devam eder… Göç sırasında bazen şiddetli yağmur ve fırtınalar binlercesinin ölümüne sebep olur….

Binaların çatı altlarına, saçaklarına ve pencere oyuklarına çamur ve kilden çanak şeklinde sağlam yuvalar yaparlar… Dişi kırlangıç, erkeğinin tükürüğüyle harç ederek gagasıyla getirdiği çamuru toplar, saman ve otlarla sekiz gün içinde sağlam bir yuva yaparlar…

Geniş ve yassı gagalarını, yuvalarını yaparken, çamurları sıvamak için mala gibi kullanırlar… Yuvalarının çoğu ancak bir kırlangıcın girebileceği kadardır… Eni yaklaşık 20 cm, derinliği 10 cm kadar olup içi tüy ve kıllarla döşenir. ..Yuvalarını gruplar halinde mağara, kayalık ve ağaçlara yapan türleri de vardır…

https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/d/d5/Swallows_nest.jpg/330px-Swallows_nest.jpg

Dişi, yazın tarçın renginde benekli 4-5 yumurta yumurtlar… Eşler sırayla kuluçkaya yatarlar… Yavrular anne babaların ağızlarında getirdikleri böceklerle beslenirler… İki hafta içinde gelişip yuvayı terk ederler… Kırlangıçlar, yılda 2-3 defa kuluçkaya yatarlar…

Edebiyatta Kırlangıç

https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/d/d9/Fanti_Saw-wing_%28Psalidoprocne_obscura%29_%28cropped%29.jpg/120px-Fanti_Saw-wing_%28Psalidoprocne_obscura%29_%28cropped%29.jpg

Türk halk şiirinde ve divan şiirinde kırlangıçlar olumlu özellikleri çeşitli benzetmelere konu olmuşlardır. Halk şiirinde kırlangıçlar, “kırlangıçlar” şefkat uyandıran görünümleri ve insan özünden yuva yapma ustalıkları ile anılmıştır…Halk şiirlerinde kırlangıçlar yerde sürünürcesine uçabilme yetenekleri dolayısıyla tevazu yönleriyle benzetmeler yapılmıştır. Bu benzetmeye divan şiirinde de rastlanmaktadır. Örneğin halk şairi Mestî'nin bir kıtasında

Kimi karıncadır deve görünür

Kimi aslan çakal postun bürünür

Kimi kırlangıç tek yerde sürünür

Diyarbakır’da Kar Kuşları

Büyüklerimizin erken kalkan küçük çocuklar için "hachaciğ gibi erkenden ne dolanisan ortalığta çabuğ yatağa, görmiyem seni etrafta" demeleriydi...

Kar yağdığında anneler karları halılara serpiştirir sonra süpürge ile süpürürdü… obanın önüne sererdi… Odun sobası alev, alev yanar ve o sıcakla halılar kururdu… Kar halının bütün tozunu alırdı. Elektrik süpürgesi o yıllarda yağan kardı…

Bugün bile kar yağdığında eskiden Diyarbakır’da sur içerisinde oturduğumuz o karlı günleri anımsarım.

Odun sobasının etrafında oturduktan sonra, kilerdeki yeşil sırlı küplerden Pekmez getirilir…

Büyük sahanlara konulmuş temiz karla karıştırılır, kar helvası yapılırdı. Kar Helvasını yedikten sonra üşütmez, hastalanmazdık…

Çok kar yağdığı zamanlarda, Evlerin toprak damlarından sokağa atılan karlar

Büyük yığınlar oluşturur ve ulaşımı zorlaştırırdı… O nedenle Mahallenin delikanlıları

Küreklerle o kar yığınlarını düzeltir, hatta bazı dar sokaklarda merdivenli geçitler yaparlardı.

Karla kaplı evimizin avlusunda en çok sevdiğimiz olay, bahçedeki karlara konup kalkan Kar Kuşlarıydı.

Kar Kuşları

Hep kar yağdığında kendilerini gösterdikleri için onlara Kar Kuşu ismi takılmıştı bu kuşlara.

Aslında acıktıkları için, bir yiyecek bulma umudu ile avluya inerlerdi… Evin büyükleri karların üzerine ekmek parçacıkları atar Kar kuşları yesin diye…

Kar yerde kaldığı müddet içinde hep bunu bir görev bilirdi herkes.

Mahallenin haşarı ve yaramaz çocuklarının Kar Kuşları için tuzaklar kurması bir çok kişiyi üzerdi…
At Kuyruğundan koparılmış teller bulur, sokağın bir köşesinde çukurlar açar, kurdukları ilkel tuzaklarla bu kuşlarını avlarlardı. Bir kutu veya bir sepet içerisinde yem ve su verir beslerlerdi… Aileden biri dayanamaz ve kuşları Azad ederdi…

DEVAM EDECEK ( Hecheçik ile Leylek Masalı)