Her şehirde bir hastane vardır, adı geçince güven çağrıştırır. Diyarbakır’da ise bu isim son yıllarda bambaşka duygular uyandırıyor: Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi.


Sağlıkta güvenin, liyakatin ve etik anlayışın adım adım çürüdüğü bir kurum haline gelen bu hastane, ne yazık ki artık skandallarla anılıyor.

STENT DEĞİL, SESSİZLİK öLDÜRDÜ

Damarı onaracağına yırtan stent… Ameliyat masasından bir daha kalkamayan hastalar… Ve bu bilinen soruna rağmen aylarca sessiz kalınması. Gazi Yaşargil’de kullanılan bir stent markasının ölümle sonuçlanan komplikasyonlara yol açtığı iddiası, sadece bir tıbbi hata değil, sistematik bir ihmalkârlığın göstergesi.

Son aylarda Gazi Yaşargil ile ilgili bilinen diğer skandal iddialardan biri de ''bıçak parası''. Geçtiğimiz günlerde Kulak Burun Boğaz servisindeki bir uzman doktorun, hastalardan elden para aldığı ve bunun rutinleştiği ortaya çıktı. Bu olay, sistemin sadece teknik değil ahlaki olarak da iflas ettiğini gösteriyor.

HAYALET MEMUR

Bu iddialardan biri de ''hayalet memur'' olayı. Ne kamera var, ne zimmet, ne imza... Ama maaş her ay tıkır tıkır yatmış. 10 yıl boyunca işe uğramadan devletten maaş alan bir teknisyen, denetim mekanizmasının içler acısı halini özetliyor. Bu kişi tek başına mı suçlu, yoksa onu 10 yıl boyunca hiç görmeyen yöneticiler de mi?

AKILLI İLAÇ KRİZİ

Bir diğer skandal da akıllı ilaç krizi. Beyin tümörü gibi ölümcül bir hastalıkla mücadele eden bir hasta, ''sistem arızası'' nedeniyle ilacına ulaşamadı. Bu bir sağlık sorunu değil, bir vicdan sorunu. Geciken tedavinin telafisi yok. Sağlık sistemi, ekran başında hata veren değil, insan hayatı üzerine çalışan bir yapıdır.

MR MI ? 3 AY BEKLEYİN

''Erken teşhis hayat kurtarır'' deriz. Ama Gazi Yaşargil’de teşhis, sabır testine dönüşmüş durumda. MR için üç ay sonraya verilen randevular, kalp hastalarına yetmeyen holter cihazları... Sistem, ihtiyaç sahibine değil, ''şansa'' hizmet ediyor.

DEVLET KAYNAĞIYLA ESTETİK AMELİYATLARI

Devlet hastanesinde kayıt dışı burun ameliyatı mı? Elden alınan ödemelerle “özel” hasta muamelesi yapılanlar mı? Gazi Yaşargil’de doktorların bazı hastalara gizlice estetik müdahale yaptığı ve devletin malzeme ve zamanını özel işlemlere harcadığı ortaya çıktı. Dört doktor sürgün, birkaç soruşturma... Ama ya sistemin kendisi?

SORU ŞU: KİM TEDAVİ EDECEK BU KURUMU ?

Diyarbakır Gazi Yaşargil Hastanesi artık yalnızca hastaları değil, halkın güvenini de kaybetmiş durumda. Her yeni skandal, bir öncekini unutturacak kadar büyük. Oysa bir hastane, şifa dağıtmak için var. Güven yitirilmişse, o binanın içinde doktor da hasta da yalnızdır.

Artık sorun kişisel hataları aştı; bu, kurumsal bir çürümenin hikâyesidir.

Ve en acısı da şu: Diyarbakır halkı, yaşamak için dua ediyor… ama önce hastaneden sağ çıkmak zorunda.