İnsan vücudu, milyonlarca yıllık evrimin karmaşık ürünüdür. Ancak bazı özellikler var ki, işlevleri hâlâ tartışmalı. Bu özelliklerin başında yalnızca insanlarda bulunan çene ve yunuslarda gözlenen devasa testisler geliyor.
Portsmouth Üniversitesi’nden Prof. Mike Tipton gibi bilim insanları, bu yapıları evrimsel bağlamda anlamaya çalışıyor.
Yeni araştırmalar, bu iki sıra dışı özelliğin ardındaki stratejilerin, üreme biçimleriyle yakından ilişkili olduğunu gösteriyor.
BÜYÜK TESTİSLER, YOĞUN REKABET
Yunuslar, vücut ağırlıklarının yaklaşık yüzde 4’ü oranında testis taşır. Bu oran, memeliler arasında rekor seviyededir.
Bunun nedeni, çiftleşme davranışlarında yatar: Birçok erkek, birçok dişiyle çiftleşir ve sperm rekabeti yüksek olur. Evrimsel strateji, daha çok sperm üreten erkekleri seçer.
Aynı durum şempanze ve bonobolarda da gözlemlenir. Buna karşın, tek eşli ya da harem sistemine sahip türlerde (örneğin goriller) testis boyutları küçüktür. Evrim, bu örneklerde rekabetin değil, erişimin önemli olduğunu gösterir.
SADECE İNSANLARDA BULUNAN BİR YAPI: ÇENE
İnsan çenesi, memeliler arasında yalnızca Homo sapiens’te görülür. Neandertaller dahil diğer hiçbir türde bu yapı bulunmaz. Çenenin evrimsel işlevi ise hâlâ netlik kazanmış değil.
Bilim insanları çenenin;
''Yüzü darbelere karşı korumak,
Erkeklerde sakalın görünümünü desteklemek,
Pişmiş yiyeceklerle birlikte azalan çiğneme ihtiyacının bir yan ürünü olmak''
gibi nedenlerle evrimleşmiş olabileceğini öne sürüyor.
Ancak, bu hipotezler arasında güçlü bir bilimsel uzlaşı bulunmuyor çünkü çenenin yakınsak evrim örneği yok: Yani karşılaştırma yapılacak başka tür bulunmuyor.
SONUÇ: TESTİSLER AÇIK, ÇENE GİZEMLİ
Yunusların büyük testisleri, evrimsel olarak anlaşılabilir bir adaptasyon. Ancak insan çenesi, şimdilik bilimsel bir muamma olmayı sürdürüyor.
Evrimsel stratejiler her zaman mantıklı görünmeyebilir; doğa bazen işlevden çok sürecin kendisini önemser.





