Diyarbakır’ın Dicle Nehri üzerindeki göz kamaştıran yapısı On Gözlü Köprü, yaklaşık 1000 yıl önce, Mervani Hükümdarı Nizamüddin Nasr tarafından yaptırıldı. Köprünün mimarı olarak Ubeyd oğlu Yusuf'un adı geçiyor.

Yapımında çimento, harç veya tek bir çivi dahi kullanılmayan köprü, tamamen bazalt taşlarından ve “geçme tekniğiyle” inşa edildi.

Bu mimari ustalık, köprünün yüzlerce yıl boyunca dimdik ayakta kalmasını sağladı.

TARİHTE BU İSİMLERLE ANILDI

Bugün “On Gözlü Köprü” adıyla anılan yapı, geçmişte farklı isimlerle de biliniyordu:

Mervani Köprüsü (yaptıran hanedana atfen)

Dicle Köprüsü (üzerinden geçtiği nehir nedeniyle)

Silvan Köprüsü (Silvan yolu üzerindeki konumu dolayısıyla)

Kürtçe’de ise “Pira Dehderî - On Gözlü” olarak bilinir.

SESSİZ TANIK: AŞKLARA, KERVANLARA, TÖRENLERE

Köprü, yüzyıllar boyunca sadece ulaşım aracı değil; halk arasında efsanelere, aşklara ve ticaret yollarına da ev sahipliği yaptı.

“Suzan Suzi” türküsünde geçen aşk hikâyesinin buluşma noktası olduğu söylenir.

Tarihi belgelerde yer alan bilgilere göre, zamanında köprü altında pazarlar kurulmuş, Osmanlı paşaları buradan şehre girmiş, hatta deve kervanları bile burayı kullanmıştır.

Araştırmacılar, üzerindeki taşlarda yer alan ustalık damgaları ve işaretlerin, onu sadece mimari değil, aynı zamanda kültürel bir belgeye dönüştürdüğünü belirtiyor.

BUGÜN HALA YAŞIYOR

178 metre uzunluğunda, genişliği 5.6 metre ve en geniş kemer açıklığı 14.7 metre olan köprü, günümüzde sadece yayalara açık.

Araç trafiğine kapalı olması sayesinde orijinal yapısı korunmuş ve turistik bir cazibe merkezi haline gelmiştir.

Bin yıla meydan okuyan bu çivisiz mucize, Diyarbakır’ın tarihine tanıklık etmeye devam ediyor.


Muhabir: NAZMİ KAHRAMAN