Diyarbakır’ın tarih öncesi dönemine ışık tutan yeni bilgiler, Mezopotamya’nın kuzey kapısında saklı kalmış antik şehirlerin izini sürüyor.
Arkeolojik kazılar ve Asur yazıtlarına dayanan bilgiler, bugünkü Diyarbakır’ın binlerce yıl önce Asur İmparatorluğu’nun en önemli askeri ve idari merkezlerinden biri olduğunu ortaya koyuyor.
Kentin çevresine kurulan Tushan, Amedi, Tidu, Sinabu ve Damdammusa gibi yerleşimler, günümüz kazı alanlarıyla eşleşiyor.
KRALLARIN SARAYLARI, KOMUTA ÜSLERİ VE HASAT MERKEZLERİ
Yeni Asur dönemine ait yazıtlar, II. Assurbanipal başta olmak üzere pek çok Asur kralının bu bölgede bizzat saraylar inşa ettirdiğini ve sefer üsleri kurduğunu belgeliyor. Kalhu yazıtında geçen bilgilere göre:
Tushan: Kralın ikametgahı olarak saray inşa edildi.
Damdammusa: II. Assurbanipal’in kenti olarak tanımlandı.
Sinabu ve Tidu: Hem askeri üs hem de hasat toplama merkezi olarak kullanıldı.
Bu şehirler sadece yönetim merkezi değil, aynı zamanda bölge halkından toplanan ürünlerin depolandığı, askeri birliklerin konuşlandığı ve kralın doğrudan gözetiminde olan önemli merkezler olduğu kaydediliyor.
GÜNÜMÜZDEKİ YERLERİ NEREDE?
Araştırmalara göre bu antik şehirlerin günümüzdeki karşılıkları şöyle:
Tushan: Üçtepe köyü yakınlarında.
Sinabu: Murattası (eski adıyla Pornak) civarında, Diyarbakır ile Üçtepe arasında.
Damdammusa: Kazıktepe ya da Tavşantepe mevkiinde.
Tidu: Tepe Höyük ile eşleşiyor.''
ASUR’UN YÖNETİM AĞI DİYARBAKIR’DA KURULMUŞ
Asur devletinin, sınır bölgelerini merkezden atanan valilerle yönettiği ifade edilen tarihi arşiv kayıtlarındaki belgelerde, Diyarbakır çevresine gönderilen ve isimleri yazıtlarda geçen valiler arasında Mukin-abua, Sidqu-ilu, Duri-Assur, Sa-Assur-duppi ve Bel-iqbi gibi yöneticilerin yer aldığı belirtiliyor.
Bu kişilerin sadece bir kenti değil, aynı zamanda geniş alanlara yayılan yerleşim ağlarını denetledikleri, özellikle Amedi eyaletine atanan valilerden biri olan Nashurbel’in, aynı zamanda Sinabu kentinin de valisi olarak kayıtlarda yer aldığı kaydediliyor.
DİYARBAKIR’IN ALTI TARİHLE DOLU
Tarihçiler ve arkeologlar, bölgedeki kazıların artırılması hâlinde Mezopotamya tarihine dair çok daha önemli bulguların ortaya çıkabileceği görüşünde.
Diyarbakır’ın sadece kale surlarıyla değil, toprağın altına gömülü krallık izleriyle de dünya tarihine yön vermiş bir şehir olduğu her geçen gün daha net şekilde anlaşılıyor.




