Diyarbakır’ın binlerce yıllık tarihine ışık tutan en önemli yapılarından biri olan surlar, 20. yüzyılın başında yabancı seyyahlar ve araştırmacıların da ilgisini çekmişti.

Bu etkileyici mimariyi belgeleyen en önemli isimlerden biri, Fransız mimar ve arkeolog Albert Gabriel’di. 1930 yılında çıktığı Anadolu gezileri kapsamında Diyarbakır’ı da ziyaret eden Gabriel, Dağkapı mevkiinde yer alan surları çeşitli açılardan fotoğraflayarak hem mimari detayları hem de dönemin günlük yaşamını ölümsüzleştirdi.

Yukarıda yer alan ilk dört kare, Gabriel’in objektifinden çıkma. Diyarbakır surlarının dıştan görünümlerini içeren bu fotoğraflar, hem yapının sağlamlığını hem de dönemin şehir dokusunu gözler önüne seriyor.

Özellikle büyük yuvarlak burçlar ve kapı girişleri, surların askeri ve estetik gücünü yansıtıyor. Fotoğraflarda görülen insanlar ve çevre düzenlemeleri de 1930’lu yılların Diyarbakır’ını anlamak açısından kıymetli birer belge niteliğinde.

CRESWELL’İN OBJEKTİFİNDEN

Diyarbakır’da, seyyahların objektiflerinden nostaljik kareler

Dağkapı Burcunun iç kısmından çekilen görsel ise İngiliz mimarlık tarihçisi ve fotoğrafçı Keppel Archibald Cameron Creswell tarafından çekilmiş.

1930'larda gerçekleştiği tahmin edilen bu çekimde, Dağkapı surlarının iç kısmı detaylı biçimde gözler önüne seriliyor.

Fotoğrafta sur duvarlarındaki tahribat ve yıkıntılar dikkati çekerken, iç avluya açılan tonozlu geçitler ve kemerli kapılar, yapının işlevselliğini ve mimari zenginliğini ortaya koyuyor.

Creswell’in çektiği bu kare, sadece surların iç yapısını değil, aynı zamanda o dönemde bu alanın nasıl kullanıldığını da belgeleyen önemli bir kaynak.

GÖRSELLERLE KORUNAN MİRAS

Dağkapı Bugün

Dağkapı burcunun bugünkü hali

Diyarbakır surları, UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne 2015 yılında dahil edilerek küresel ölçekte tescillenmiş olsa da, bu değerli mirasın korunması ve anlaşılması için geçmişe ait belgeler de büyük önem taşıyor.

Albert Gabriel ve Creswell gibi isimlerin çektiği bu tür tarihi fotoğraflar, sadece sanat eseri değil; aynı zamanda kentsel belleği yaşatan arşiv kaynakları olarak değerlendiriliyor.

Bu nostaljik kareler, bugünkü modern Diyarbakır ile geçmişi arasında görsel bir köprü kuruyor.

Kentin kültürel ve mimari mirasına duyulan ilgiyi artıran bu belgeler, özellikle genç kuşaklara tarihi yapıları tanıtmak ve koruma bilinci kazandırmak adına önemli bir rol oynuyor.

Muhabir: NAZMİ KAHRAMAN