Diyarbakır, yüzyıllardır yalnızca kaleleri ve tarihi yapılarıyla değil, aynı zamanda edebi ve entelektüel yönüyle de dikkati çeken bir şehir. 18. ve 19. yüzyıllarda bölgeyi ziyaret eden Trabzon Valisi Ali Bey ve Giritli Sırrı Paşa’nın şehir hakkında sarf ettiği sözler, bu kültürel zenginliğe ışık tutuyor.
TRABZON VALİSİ ALİ BEY’İN DİYARBAKIR GÖZLEMİ

Tarihi kaynaklarda yer alan bilgilere göre, 18. yüzyılda Diyarbakır’a gezmeye gelen Trabzon Valisi Ali Bey, şehrin hem yönetici sınıfı hem de halkı arasındaki entelektüel düzeyi öne çıkardı. Şehir hakkında şu ifadeleri kullandı:
“Diyarbakır'da hanedan ve halk arasında pek çok bilgili, zarif ve eğitimli insan var. Mesela Said Paşa gibi edebiyat ve tarih alanında önemli eserler veren yazarlar yetişmiştir.”
Bu sözler, dönemin Diyarbakır’ının yalnızca askeri ve idari değil, aynı zamanda kültürel olarak da güçlü bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor.
GİRTLİ SIRRI PAŞA: “HERKES ŞAİR OLABİLİR”

1888-1889 yıllarında Diyarbakır Valiliği yapan Giritli Sırrı Paşa ise şehrin halkının entelektüel potansiyeline dikkati çekti.
Giritli Vali şehri şöyle tanımladı:
“Diyarbakır'da bir araya geldiğim herhangi bir grupta gözlerimi kapatıp rastgele birini seçsem, o ya şair ya da yazar olur. Şehrin halkı genel olarak zeki ve anlayışlıdır. Zekâları tüm bölgede bilinir.”
Bu ifadelerin halkın edebiyata olan yatkınlığının sadece seçkin bir sınıfa değil, toplumun geneline yayıldığını vurguladığı kaydediliyor.
ALİ EMİRİ’NİN TANIKLIĞI: 40’TAN FAZLA ŞAİR
Diyarbakırlı edebiyatçı Ali Emiri Efendi de kendi dönemine dair önemli bir not düştüğü arşiv belgelerine göre, şehirde aynı anda 40’tan fazla usta şair bulunmaktaydı.
Bu bilgiler, Diyarbakır’ın geçmişte yalnızca bir yönetim merkezi değil, aynı zamanda edebiyat ve düşünce üretiminin de yoğunlaştığı bir kültür odağı olduğunu ortaya koyduğu ifade ediliyor.




