Newroz Zerduş dininden mi geldi ? Nevruzla ilgili yapılan hemen bütün çalışmalarda Nevruzu belli bir millete ya da gruba mal etme gayretlerinde olduğu gibi, belli bir dini inançla irtibatlandırma gayretleri de vardır.


Mitolojik verilere ve değişik rivayetlere göre nevruz geleneğinin Zerdüşt dininden geldiği, Türklerin eski dini olan kamlıkla ilgisi olduğu, Musevi yortusundan geldiği, Hıristiyan dini ile irtibatlandırılıp Hz. İsa’nın ölümü ve dirilişi ile ilgili olduğu ve çeşitli rivayetlerle İslam dini ile de bağlantı kurulmak istenmektedir.

Biz burada Nevruzun bütün dinlerle ilgisini değil, daha çok konumuz açısından Zerdüştilik (Mecusilik), kamlık ve İslam dini ile ilişkisi üzerinde duracağız.

MECUSİLİK İNANCI AÇISINDAN NEVRUZ

İslamiyet’ten önce İran’ın resmi dini olan Mecusiliğe, kurucusunun adından ötürü Zerdüşcilikte denilmektedir.

Mecusilikte, güneşe, aya ve ateşe tapma ayinleri vardır.

Özellikle eski İran’da ateş kutlu sayılırdı. Zerdüşcülükl İran’da, İranlıların Müslümanlığı kabul etmesine, yaklaşık VII. yy’a kadar varlığını sürdürdü.

İslamiyet’i kabul etmeyenler İran’dan kaçarak Hindistan’a geçtiler ve orada inançlarını yaşamaya devam ettiler.

Kaynak; (Pakalın, 1972: 2, 432 ve Büyük Larousse, 1994: 15, 9210).

İlkel dinlerin inanç ve ibadetlerinin tabiatla ilgisi bilinen bir gerçektir.

Bu durum Zerdüşt inancı için de geçerlidir.

Bir anlayışa göre Nevruz Bayramı, Zerdüşt inancındaki tanrı Ahura-Mazda (Hürmüz) ile tanrı Angra-Mainyu'nun (Ahriman) mücadelesinde Hürmüz'ün savaşı kazanması sonucu, güneşin toprağı ısıttığı, tabiatı yeşillendirdiği ve bereketlendirdiği gündür. (Aksoy, 1997: 116).

Bugünkü İran’da Mecusilik, inanç düzleminde önemini büsbütün yitirmiştir. Ancak kültürel izleri şu ya da bu biçimde kendisini göstermektedir. Nevruz bunlardan birisidir.

KAMLIK İNANCI AÇISINDAN NEVRUZ

Aslında Kamlık diye bir din yoktur. Eski Türklerde din adamlarına kam denilmesine izafeten böyle bir yakıştırma yapılmaktadır. Öbür ilkel dönemlerde olduğu gibi, Müslümanlığı kabul edene kadar, Türklerin inançlarında da tabiat hadiselerinin; Güneş, Ay, yer, su ve atalar kültünün etkisi vardır.

Örneğin, Hunlarda, kağana aynı zamanda baş rahip olup, göğün oğlu anlamında tengri kut denilmekteydi.

Hakan, her sabah çadırdan çıktığında eğilerek Güneşi selamlar aynı hareketi akşam da Ay’a karşı tekrarlardı.

Eski Türklerde ilkyaz, yaz ve güz mevsimlerinin başında resmi dini bayramlar yapılırdı (Ayas-Tümer, 1986: 51-55).

Yazılı kaynaklarda Türklerin eski inançları ile Nevruz arasında birebir bir ilişki kurulamamakla birlikte, dini törenlerin mevsim başlangıçlarında yapılması Nevruz’u (yeni gün) çağrıştırmaktadır.

Yarın: İslam inancı açısında Nevruz