DİYARBAKIR

Diyarbakır'ın yargı ve güvenliğindeki şaşırtıcı tablo

Diyarbakır'da 19. yüzyılda gayrimüslimlerin yargı ve güvenlik sisteminde aktif rol aldıkları kaydediliyor.

Abone Ol


Osmanlı İmparatorluğu’nun Tanzimat reformları sonrası oluşan yeni idari ve yargı yapıları, taşrada da etkilerini gösterdi. Bu yapının dikkat çeken örneklerinden biri ise Diyarbakır’da ortaya çıktı.

19. yüzyılda Diyarbakır’da adalet ve güvenlik alanında gayrimüslim unsurların aktif bir şekilde görev alması, dönemin sosyal yapısı hakkında çarpıcı bilgiler sunuyor.

GAYRİMÜSLİMLER NİZAMİYE MAHKEMELERİNDE ETKİNDİ

Tanzimat döneminde mahkemelerin Şeriyye Mahkemeleri ve Nizamiye Mahkemeleri olmak üzere mahkemelerin ikiye ayrıldığı ifade edilerek, gayrimüslimlerin Şeriyye Mahkemeleri’nde yer almalarının mümkün olmadığı kaydediliyor.

Nizamiye Mahkemeleri’nde ise bu durum tamamen farklı olduğu, özellikle istinaf hukuk ve ceza mahkemeleri ile bidayet ve Ticaret Mahkemeleri’nde gayrimüslimler neredeyse Müslümanlarla eşit oranda temsil edildikleri belirtiliyor.

Diyarbakır'daki 1883 yılı itibarıyla 5 avukattan yalnızca birinin Müslüman, 4’ünün gayrimüslim oldukları, 1890 yılında ise avukatların tamamının gayrimüslim oldukları kaydediliyor.

Bu isimler arasında Bogos Efendi, İrmoş Efendi, Aynokyan Efendi ve Dabağyan Natık Efendnini öne çıktığı, Ticaret Mahkemesi başkanının Müslüman olmasına rağmen, daimi üyeler arasında gayrimüslim temsilciler de bulunduğu ifade ediliyor.

POLİS TEŞKİLATINDA GAYRİMÜSLİM POLİSLER

Tanzimat’tan sonra yapılandırılan yerel güvenlik teşkilatlarında da benzer bir tablo olduğu bildiriliyor.

1890 yılında, polis taburlarında görevli isimler arasında Kırikor Efendi adını taşıyan iki farklı kişinin bulunması dikkati çekiyor.

1899 tarihli salnamede yer alan bilgilere göre, 9 polis memurunun 2’si gayrimüslim olan Hanna Efendi ve Mığırdiç Efendi'den oluştuğu kaydediliyor. 1886 yılında ise polis taburunun 1. bölüğünde 1 Müslüman ve 2 gayrimüslim görevlinin yer aldığı ifade ediliyor.

HAPİSHANE VE KAMU YÖNETİMİNDE DE VARLAR

Hapishane müdürlüklerinin de benzer bir çeşitliliğe sahip olduğu kaydedilerek, birinci sınıf hapishane yönetiminde 2 Müslüman ve 2 gayrimüslim görev alırken, ikinci sınıf kadrolarda yalnızca gayrimüslimlerin yer aldığı belirtiliyor.

DİYARBAKIR SALNAMELERİ

Bu verilerin en değerli kaynaklarından birinin, Osmanlı döneminde her vilayet için düzenli olarak yayımlanan resmi yıllıklar olan salnameler oldukları belirtiliyor.

Diyarbakır'a ait salnamelerde, dönemin idari yapısı, görevlileri ve toplumsal çeşitliliği hakkında son derece ayrıntılı bilgiler yer aldığı kaydediliyor.

< type="adsense" data-ad-client="ca-pub-3665521868588912">