Tarihi kaynaklarda yer alan bilgilere göre, 1920’li yıllarda, Türkiye genelinde, bugün neredeyse unutulmuş bir salgın toplum sağlığını tehdit ediyordu: Trahom.
Özellikle Güneydoğu Anadolu bölgesinde etkili olan bu bulaşıcı göz hastalığı, Diyarbakır’da o kadar yaygın hale geldi ki, devlet trahomla mücadele için özel bir başkanlık kurdu.
Dönemin kayıtlarına göre, halkın yüzde 90’ına kadar yayılmış olan bu salgın, Cumhuriyet’in sağlık politikalarının öncelikli mücadele alanlarından biri oldu.
DİYARBAKIR VE ADANA MERKEZ OLDU
1925 yılında Sağlık Bakanlığı görevini yürüten Refik Saydam öncülüğünde başlatılan trahomla mücadele kapsamında, en yaygın vakaların görüldüğü Diyarbakır ve Adana'da, “Trahom Savaş Başkanlığı” merkezleri ilan edildi.
Bu merkezlerden biri olan Diyarbakır’da salgının kaynağına inebilmek ve hastalara yerinde müdahale edebilmek için sıra dışı bir yöntem geliştirildi: Köy Göz Tedavi Evleri.
KÖY KÖY TEDAVİ MERKEZLERİ AÇILDI
Şehir merkezine ulaşımı olmayan köylülerin tedavisini sağlamak ve salgının kontrolünü yerinden yönetmek için Diyarbakır çevresindeki köylere çok sayıda göz tedavi merkezi kuruldu.
Bu sistem kapsamında: 86 Köy Göz Tedavi Evi, 16 hastane ve 39 dispanser açıldı.
Diyarbakır merkezde 1937 yılı sonunda 10 yataklı Trahom Hastanesi ve Dispanseri'nin hizmet vermeye başladığı kaydedilirken, bu merkezin yıllar boyunca bölge halkının tedavisi için kritik rol üstlendiği belirtiliyor.
23 YIL SÜREN MÜCADELE
Trahomla mücadelenin, basit bir sağlık kampanyası olmadığı, 23 yıla yayılan sistematik bir devlet seferberliği olduğu kaydedilerek, 1948’e kadar süren çalışmalar sonucunda hastalığın büyük ölçüde kontrol altına alındığı ve 1990’lı yıllardan sonra ise görülme sıklığının ciddi şekilde azaldığı ifade ediliyor.
Mücadeleden tam anlamıyla başarı sağlanmasıyla hastane ve dispanserlerin kapatıldığı kaydediliyor.
TRAHOM NEDİR?
Trahom; Chlamydia trachomatis adlı bakterinin neden olduğu, göz kapaklarında kabarcıklar oluşturan ve tedavi edilmezse kalıcı körlüğe yol açabilen bulaşıcı bir göz hastalığıdır.
Genellikle hijyen koşullarının yetersiz olduğu yoksul bölgelerde yaygın görülür.
Diyarbakır’da bir dönemin sağlık politikalarının merkezinde yer alan trahom mücadelesi, sadece tıbbi değil, aynı zamanda sosyal ve lojistik açıdan da örnek bir seferberlik olarak tarihe geçti.
Başkanlık kurulan, köy köy tedavi evi açılan bu dönem, bugün hatırlanmasa da binlerce insanın göz sağlığını kurtaran sessiz bir başarı hikâyesiydi.