Binlerce yıllık geçmişiyle Anadolu’nun en eski yerleşim yerlerinden biri olan Diyarbakır, kültürel miras turizminde adeta altın çağını yaşamaya hazırlanıyor.
Yapılan geniş çaplı bir araştırma, kentin tarih öncesi dönemlerden günümüze uzanan 868 farklı miras alanıyla eşsiz bir potansiyele sahip olduğunu ortaya koydu.
382 PREHİSTORİK ALAN GÜN YÜZÜNE ÇIKIYOR
“Prehistorik Miras ve Turizm” başlığı altında yapılan çalışmalar, Paleolitik döneme ait 16 mağara, 82 kaya mezarı, 56 buluntu yeri, 214 höyük, 15 kale, çok sayıda kabartma ve petroglif ile nekropol alanlarını kapsıyor.
Bu 382 alanın 135’i ise bilinmeyen veya doğrudan Paleolitik döneme tarihleniyor.
Araştırmada, bu alanların ilçelere, köylere ve mezralara göre mekânsal dağılımı yapıldı ve turizm açısından değerlendirilebilecek nitelikte olanlar detaylı olarak incelendi.
194 ARKEOLOJİK NOKTA TURİST BEKLİYOR
“Arkeolojik Miras ve Turizm” bölümünde 194 farklı arkeolojik nokta turistik potansiyeliyle öne çıkıyor.
Bunlar arasında 87 kaya mezarı, 43 kale, 23 köprü ve 10’dan fazla uygarlığa ait izler yer alıyor. Ayrıca kaya mezarları ilk kez türlerine göre, sınıflandırılarak detaylı analiz yapıldı.
KONAKLAR, HANLAR, KERVANSARAYLAR: TARİHİ MİRASIN KALBİ
“Tarihi Miras ve Turizm” çalışmaları kapsamında Diyarbakır’ın kadim kent dokusu, dar sokakları ve özgün konut yapıları turizm açısından değerlendirildi.
45 köşk ve konak, 31 hamam, 36 han ve kervansarayın dağılımları belirlendi. Bu yapılarda bugüne kadar yapılan düzenlemeler de raporlandı.
Askeri miras alanları da Diyarbakır’ın turizm potansiyelinde önemli bir yer tutuyor.
Bu başlık altında yer alan alanların dağılımı yapılarak, askeri yapıların hem tarihsel değeri hem de turizme kazandırılabilirliği göz önünde bulunduruldu.
251 DİNİ MİRASA SAHİP ALAN SINIFLANDIRILDI
Diyarbakır, inanç turizminde de dev bir arşive sahip. 75 kilise, 75 cami ve 101 türbe olmak üzere toplam 251 dini yapı turizm açısından değerlendirildi.
Bu sayı, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2015 raporundaki 160 rakamını açıkça aşıyor. Bu durum çalışmanın özgünlüğünü ve derinliğini ortaya koyuyor.
ASHAB-I KEHF VE KIRKLAR DAĞI TURİZM LİTERATÜRÜNDE
Araştırmada, Diyarbakır’da bulunan Ashab-ı Kehf Mağarası da kapsamlı biçimde incelendi.
Tarihi ve mekânsal verilerle desteklenen analizler, bu alanın Türkiye’deki diğer Ashab-ı Kehf noktaları kadar haklı bir iddiaya sahip olduğunu gösteriyor.
Aynı şekilde Kırklar Dağı da inanç turizmi açısından değerlendirildi ve literatüre kazandırıldı.
868 ALAN, GÜÇLÜ BİR TURİZM AĞININ PARÇASI
Toplamda 868 alan; prehistorik, arkeolojik, tarihi, askeri ve dini miras başlıkları altında sınıflandırıldı ve büyük ölçekli mekânsal dağılımları yapıldı.
Eklerde yer alan listelerde ayrıca kültürel turizm alt tipleri içinde değerlendirilebilecek başka mekânlara da yer verildi.
Her bölümün sonunda SWOT analizleri yapılarak Diyarbakır’ın kültürel turizmdeki güçlü ve zayıf yönleri, fırsatları ve tehditleri açıkça ortaya kondu.
TARİH YENİDEN YAZILIYOR
Bu kapsamlı çalışmanın ortaya koyduğu gerçek şu: Diyarbakır yalnızca geçmişin değil, aynı zamanda kültürel turizmin geleceğinin de başkentlerinden biri olmaya aday. Tarih fışkıran topraklar, doğru planlamayla hem yerel hem uluslararası turizmin gözdesi haline gelebilir.
SWOT analizi, bir kişi, kurum, şehir, proje veya stratejinin güçlü ve zayıf yönlerini, fırsatlarını ve tehditlerini belirlemek amacıyla kullanılan stratejik bir analiz yöntemidir.
SWOT kelimesi, İngilizce şu dört kavramın baş harflerinden oluşur:
S – Strengths (Güçlü Yönler)
W – Weaknesses (Zayıf Yönler)
O – Opportunities (Fırsatlar)
T – Threats (Tehditler)