Biyolojik antropologlara göre, bu durumun temelinde dik yürümeye geçiş ve beyin yapısı yatıyor.

İnsanlar iki ayak üzerinde durmaya başladığında önceliğin değiştiğini ifade eden bilim insanları, ''Ayaklarımız, nesneleri kavramak yerine vücut ağırlığını taşımak ve dengede kalmak üzere yeniden şekillendi. Bu evrimsel süreçte ayak parmaklarının bağımsız hareket yeteneği, yerini sağlam bir destek mekanizmasına bıraktı' diyor.

El ve ayak anatomisi benzer görünse de işleyişlerinin çok farklı olduğunu belirten araştırmacılar, konuyla ilgili araştırma sonuçlarını şöyle açıkladı:

''Kas Sayısı: İnsan elinde hassas hareketleri sağlayan 34 kas bulunurken, ayakta denge odaklı 29 kas yer alır.

Bağımsızlık: El parmaklarının her biri özel kas grupları tarafından kontrol edilirken; ayak parmakları (başparmak hariç) aynı ana kas grubuna bağlıdır.

Bu yüzden ayak parmakları genellikle hep birlikte hareket eder.

Hareketlerimizi yöneten beyindeki motor korteks bölgesi, el parmaklarını kontrol etmek için ayak parmaklarına oranla çok daha fazla nöron (sinir hücresi) ayırır.

Beynimiz, el parmaklarımıza yazı yazmak veya enstrüman çalmak gibi karmaşık görevler için detaylı sinyaller gönderirken, ayak parmaklarımıza sadece yürüyüş ve denge için temel komutlar iletir.

Sonuç olarak; şempanzeler gibi ayaklarımızla nesne kavrayamasak da, bu 'kısıtlılık' aslında modern insanın dik yürümesini ve ellerini ileri düzeyde kullanabilmesini sağlayan kritik bir adaptasyonun sonucudur.''

Kaynak: Live Sience