Uzman Aydeniz, üniversite sınavına hazırlık sürecinin öğrencinin yalnızca akademik başarısını değil; çalışma alışkanlığını, zaman yönetimini ve gelecek planlarını da doğrudan etkileyen bir süreç olduğunu söyledi.
Bu süreçte özellikle 11. sınıftan 12. sınıfa geçiş yılı ayrı bir önem taşıdığını işaret eden Aydeniz, ''Gözlemlerimiz göstermektedir ki 11. sınıfı verimli değerlendiren öğrenciler, 12. sınıfa daha sağlam bir temel ve daha yüksek bir motivasyonla başlamaktadır. Bu da YKS sürecinde başarı ihtimalini artırmaktadır.’’ dedi.
''2028 yılında daha farklı bir sınav müfredat içeriği ile karşılaşacaklar''
İskan Aydeniz, 11. sınıfta bulunan öğrenciler, mevcut kazanımlar doğrultusunda 2027 yılında yapılacak YKS’ye hazırlanacağını vurgulayarak, şöyle konuştu:
''Ancak Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda, yeni müfredata uyumlu soru yaklaşımının 2028 yılından itibaren sınavlara yansıtılması beklenmektedir. Bu durum, özellikle bugün 11. sınıfta öğrenim gören öğrenciler açısından dikkatle değerlendirilmesi gereken bir konudur. Çünkü bu öğrenciler 2027 yılında sınava girecek, ancak istedikleri sonucu elde edemeyip mezuna kalmaları halinde 2028 yılında daha farklı bir sınav müfredat içeriği ile karşılaşacaklar..
Burada dikkat edilmesi gereken temel nokta şudur: Öğrenci 2027 sınavına mevcut kazanımlar doğrultusunda hazırlanırken, mezuna kaldığında 2028 yılında yeni müfredatın etkilerinin daha belirgin olduğu bir sınav yapısıyla karşı karşıya kalacaktır . Bu durum, öğrencinin yeniden uyum sağlamasını gerektirecek bir süreçtir. Böyle bir süreç ise çalışma planında değişiklik, kaynak seçiminde kararsızlık, motivasyon kaybı ve sınav stratejisinde zorluk gibi bazı riskleri beraberinde getirebilir. Bu nedenle bugün 11. sınıfta olan öğrenciler için YKS hazırlığını ertelemek ya da 'Gerekirse mezuna kalırım.' düşüncesiyle hareket etmek doğru bir yaklaşım olmayabilir.’’
Sınava hazırlık anlayışını etkileyecek
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ni önceki öğretim anlayışından ayıran en önemli fark, öğrenmeyi yalnızca bilgi aktarımı olarak görmemesi olduğunu ifade eden Aydeniz, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Önceki sistemde öğrenciler çoğu zaman konu öğrenme, test çözme ve doğru sayısını artırma üzerine yoğunlaşırken, yeni modelde öğrencinin bilgiyi anlaması, yorumlaması, ilişkilendirmesi ve kullanması daha fazla önem kazanmaktadır. Yani artık yalnızca konuyu bilmek değil, o bilgiyi farklı durumlarda kullanabilmek de önemli hale gelmektedir.
Bu değişim, sınava hazırlık anlayışını da doğrudan etkilemektedir. Özellikle Türkçe ve sosyal bilimlerde okuduğunu anlama, yorum yapma, çıkarımda bulunma ve neden-sonuç ilişkisi kurma becerileri daha fazla öne çıkmaktadır. Matematik ve fen bilimlerinde ise sadece işlem yapmak yeterli olmamakta; soruyu doğru okuma, verilen bilgileri analiz etme ve çözüm sürecini planlama da önem taşımaktadır. Bu nedenle öğrencilerin yalnızca çok soru çözmeye değil, nitelikli ve bilinçli çalışmaya yönelmeleri gerekmektedir.
Veliler açısından da bu süreç dikkatle takip edilmelidir. Öğrencinin başarısını yalnızca deneme sınavı netleriyle değerlendirmek yeterli değildir. Bunun yanında öğrencinin çalışma düzeni, konu eksiklerini giderme çabası, yanlışlarını analiz etme alışkanlığı ve psikolojik dayanıklılığı da önemlidir. Özellikle 11. sınıftan 12. sınıfa geçiş döneminde aile desteği, öğrencinin motivasyonunu koruması açısından büyük değer taşımaktadır. Velilerin bu süreçte baskı kuran değil, yönlendiren ve destekleyen bir tutum içinde olması daha sağlıklı olacaktır.’'
''11. sınıfın sonu ve yaz dönemi çok iyi değerlendirilmelidir''
Uzman Aydeniz, öğrencilere ikazda bulunarak, ''Sevgili öğrenciler, sizler için bu dönem bir bekleme süreci değil, tam anlamıyla bir hazırlık sürecidir. 12. sınıfa güçlü başlamak için 11. sınıfın sonu ve yaz dönemi çok iyi değerlendirilmelidir. TYT temelinin güçlendirilmesi, 11. sınıf konularının sağlamlaştırılması, düzenli soru çözme alışkanlığının kazanılması ve eksiklerin zamanında fark edilmesi sizlere büyük avantaj sağlayacaktır. Unutulmamalıdır ki sınav yılı geldiğinde başarılı olan öğrenciler, çoğu zaman bu başarıyı son anda değil, bir önceki yıldan başlayan planlı çalışmalarıyla elde etmektedir.
Sonuç olarak, bugün 11. sınıfta bulunan öğrenciler için 2027 YKS önemli bir dönüm noktasıdır. Bu öğrencilerin mezuna kalmaları halinde, 2028 yılında yeni müfredatın etkilerinin daha belirgin olduğu bir sınav yaklaşımıyla karşılaşmaları mümkündür. Bu da onlar için önemli bir dezavantaj oluşturabilir. Bu nedenle hem öğrencilerin hem de velilerin mevcut süreci ciddiyetle ele alması, hazırlığı ertelememesi ve planlı bir çalışma düzeni oluşturması gerekmektedir. Başarı, bu dönemi doğru değerlendiren ve zamanını bilinçli kullanan öğrencilerin olacaktır.''