Yıllardır bilim insanları, iltihabın kaçınılmaz olarak yaşla birlikte arttığına ve kalp hastalığı, bunama ve diyabet gibi hastalıkları sessizce körüklediğine inanıyorlardı. Ancak Yerli halklar üzerinde yapılan yeni bir çalışma bu fikre meydan okuyor ve yaşlanmanın kendisi hakkında düşünme şeklimizi yeniden şekillendirebilir.
Nature Aging dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, yaşlanmayla birlikte iltihap seviyelerinin artmasının evrensel olmadığını ortaya koydu.
Bilim dünyasında inflammaging (yaşa bağlı kronik iltihap) kavramının uzun süredir kabul görse de, dört farklı toplum üzerinde yapılan karşılaştırmalı çalışmada bu görüş sorgulanıyor.
İtalya ve Singapur'dan yaşlı bireylerde iltihap belirteçleri yaşla birlikte artarken, Bolivya’daki Tsimane ve Malezya’daki Orang Asli topluluklarında bu artış görülmedi.
İLTİHAP VAR AMA HASTALIK YOK
Tsimane halkı, parazitler ve enfeksiyonlarla iç içe yaşasa da, kalp hastalığı, diyabet ve bunama gibi yaşlılıkla ilişkilendirilen rahatsızlıklara çok düşük oranlarda yakalanıyor.
Bu durumun kronik iltihabın yaşlanmanın kaçınılmaz bir sonucu değil, daha çok modern yaşam tarzının bir yansıması olabileceği bildirildi.
TIPTA YENİ BİR BAKIŞ AÇISI MI?
Araştırmacılar, Avrupa ve Asya’da kullanılan iltihap biyobelirteçlerinin her toplumda geçerli olmayabileceğini belirterek, ayrıca, egzersiz ve diyet gibi iltihap azaltıcı müdahalelerin etkisinin farklı kültürlerde değişebileceğini vurguladı.
Bilim insanları, yaşlanma biyolojisini anlamak için daha çeşitli, kapsayıcı ve çevre odaklı çalışmalara ihtiyaç olduğunu bildirdi.