Evlerin temeline kök salıyor, ocağı yıkıyor!
“Ocağıma incir ağacı diktin” sözü, Anadolu kültüründe en yıkıcı beddualardan biri olarak bilinir.
Bunun sebebi ise yalnızca mecazi değil. İncir ağaçları, kökleriyle derinlerdeki suya ulaşmak için büyük bir mücadele verir. Bu uğurda beton, plastik, toprak fark etmeksizin her engeli deler, geçer. Eğer evin temeline yakın dikildiyse, zamanla yapıya zarar vererek temeli çökertir.
Bu yüzden incir ağacı halk arasında hep yıkım, felaket ve yoksullukla anılmıştır.
Hatta incir ağaçlarının en çok harabe evlerde, terk edilmiş köşelerde boy vermesi de bu algıyı pekiştirir.
İNCİR SADECE TEMELİ DEĞİL, CEBİ DE DELİYOR
Son yıllarda yaşanan kuraklık, artan girdi maliyetleri ve azalan üretim incir fiyatlarını adeta uçurdu.
Pazarlarda kilogram fiyatı 300 liraya kadar çıkan marketlerde ise yerine göre 500 kirayı geçen incir, artık her sofraya kolayca giremiyor. Yani halk arasında “ocağı yıkan” incir, günümüzde cüzdanları da vuruyor.
İNCİR AĞACI EFSANELERİ
İncir, tarih boyunca kutsal sayılmış ve M.Ö. 5000’li yıllardan bu yana yetiştirilen en eski meyve ağaçlarından biri olmuştur.
Dutgiller ailesine ait bu bitki, Akdeniz ve Batı Asya'da yaygın olarak yetişir.
Hem meyvesiyle hem de sembolizmiyle kültürümüzde özel bir yer edinmiştir.
Ancak halk arasında hâlâ, “İncir ağacı insan dışı varlıkların evidir” inancı da sürüyor. Hatta “incir ağacından düşenin bir yeri mutlaka kırılır” denmesi, bu uğursuzluğa bir başka boyut daha ekliyor.
Bugünlerde hem anlamı hem de fiyatıyla yeniden gündeme gelen incir, yüzyıllardır olduğu gibi yine halkın dilinde.
“Ocağıma incir ağacı diktin” demek belki de hiçbir zaman bu kadar gerçek olmamıştı. Çünkü incir artık sadece evi değil, cebi de tahrip ediyor!