Kürtlerin kabullendiği Newroz, Dahhak ve Kawa. Rivayete göre, İranlılar ile Hintlilerin henüz ayrılmadığı dönemde saltanat sahibi, çölde yaşayan faziletli “Merdas” adında bir zat yaşar.
Arap asıllı olan bu zatın bir de Dahhak adında bir oğlu vardır. Şeytan kıyafet değiştirerek Dahhak’a gelip babasını öldürerek yerine geçmesini öğütler. Dahhak babasını öldürür ve tahtına geçer.
Saltanatın cazibesine kapılan Dahhak kendisine bu fikri veren şahsı (şeytan) yanına çağırır ve onu bir hediye ile ödüllendirmek ister. Ancak şeytan hediyeyi kabul etmez, buna karşılık omuzlarından öpmek ister ve öper. Şeytanın öptüğü yerlerde birer ejderha peydah olur ve sonra da şeytan kaybolur. Bu iki ejderha günden güne büyümektedir.
Dahhak ülkesindeki bütün hekimleri toplatır. Hekimler buna bir çare bulamayınca da hepsini öldürtür.
Bir gün hekim kıyafetinde şeytan ortaya çıkar ve ejderhaların kendisini rahatsız etmemesi için her gün iki genç insan beyni yemesini tavsiye eder.
Daha sonra aşçı kılığıyla saraya giren şeytan, her gün iki gencin beynini hazırlayarak Dahhak’a yedirir.
Bir süre sonra şeytan ortadan kaybolur ve saraya iki aşçı alınır.
Bu iyi yürekli Ermail ile Kermail adlı iki aşçı aralarında anlaşarak saraya getirilen her iki gençten birinin beynini ikiye bölüp Dahhak’a iki beyin diye takdim ederlerken kurtulan gençleri de şehirden uzakta dağda hayatlarını tembih ederler ve böylece kurtulan ve dağda yaşayan geçlerin sayısı iki yüzü bulur.
Firdevsi’ye göre işte bugünkü Kürt kavminin aslı bunlardan türemiştir.
Efsaneye göre bir gün ölüm sırası Kawa adında bir demircinin oğluna gelir. Kawa saraya girerek, bu uğurda on yedi oğlunun beyninin çıkartılıp öldürüldüğünü, hiç olmazsa sonuncu oğlunun bağışlanmasını isterse de reddedilir.
Bunun üzerine o da bu gidişe son vermek isteyen halkla bütünleşerek ve dağlarda yaşayanlardan da yardım alarak zalim Dahhak’ın saltanatına son verir. Ve ondan sonra her şey yeniden başlar.
Bugün yeni gündür, Newroz’dur.
İşte Dahhak Demirci Kava efsanesi bundan ibarettir (Firdevsi, 1992: 104-16).
Dahhak, adı Hint, İran, Arap ve Türk halkları arasında sıkça kullanılan ve kötülük timsali bir zattır.
İlk kez Zerdüşilerin kutsal kitabı Avesta'da adı geçer.
Bazı Hint kaynaklarına göre de halkı putperestliğe çağıran, sapık din kurucusu Arap asıllı bir kişidir.
Pehlevi metinlerine göre, Dahhak İran yöneticileri arasında baskıcı bir yöneticidir ve onu Kirsap adlı bir kahramanı öldürür ve ondan sonra her şey yeniden başlar. Onun ölümü bir yeni gündür; Nevruz'dur.
İslam geleneğinde ise bir zulüm örneğidir.
Nuh’un oğlu Yafes’in soyundan olan zalim bir hükümdardır.
Ayrıca İslam kaynaklarında Dahhak’a ait sıfatların çoğunun, Deccal’ın sıfatlarına benzediği görülür.
Dahhak’ın klasik Türk ve İran edebiyatlarında en önemli vasfı Nemrut ve Firavun gibi zulüm ve kötülük timsali oluşudur. (Demirci, 1993: 8, 409b).
Görüldüğü gibi bu efsane Asya ülkelerinin ortak malı gibidir.
Dahhak’a yükledikleri anlam da aşağı yukarı aynıdır. Asya ülkeleri halklarından bir grubun bu efsaneyi kendi siyasi çıkarları uğruna içselleştirdikleri söylenebilir.
Özellikle Irak’ta, Türkiye’de, İran’da ve Suriye’nin bazı bölgelerinde Kürtler de bu efsaneye dayanarak etkinliklerde bulundukları ve bu günü zulümden kurtuluş günü olarak algıladıkları bilinmektedir.
Nevruz’un menşei ve hangi millete ait olduğu konusunun en az üç tane efsanesi vardır.
Efsaneler üzerine bilimsel kanaat belirtmek mümkün değildir. Herhangi bir milletin efsanelere dayanarak Nevruz’u kendilerine ait görmeleri kültürel etnosantirizmden başka bir anlam taşımaz.
Bunun yanında Alevi-Bektaşi kesimin konu ile daha yakın ilgisinin olduğu da görülmektedir.
Yarın: Demirci Kawa Efsanesi