Monash Üniversitesi bünyesinde yapılan çalışmalar, migrenin yalnızca ağrıdan ibaret olmadığını ortaya koydu.
Uzmanlara göre migren atağı; ön belirti (prodrom), aura, baş ağrısı ve postdrom olmak üzere dört aşamada ilerliyor.
Her hasta tüm evreleri yaşamasa da belirtileri tanımak, atağı kontrol altına almak açısından büyük önem taşıyor.
ERKEN UYARI SİNYALLERİ
Migren atağının ilk aşaması olan ön belirti evresinin, genellikle atağın başlamasından 24 ila 48 saat önce ortaya çıktığını ifade eden araştırmacılar, beynin hipotalamus bölgesindeki değişimlerle ilişkilendirilen bu süreçte konsantrasyon güçlüğü, ruh hali değişimleri, aşırı yeme isteği ve uyku problemleri görülebildiğini belirtti.
Bu belirtileri erken fark eden kişilerin, uygun ilaçları zamanında alarak atağın şiddetini azaltabilecekleri kaydediliyor.
GÖRSEL VE DUYUSAL BOZUKLUKLAR
Migren hastalarının yaklaşık yüzde 30’unun aura evresini yaşadıklarını ifade eden araştırmacılar, şöyle dedi:
''Aura; görme, konuşma veya duyusal algıyla ilgili geçici nörolojik belirtilerle kendini gösteriyor.
Yanıp sönen ışıklar, zikzak çizgiler, kör noktalar ve bulanık görme en sık görülen şikayetler arasında. Bazı hastalarda yüz ve uzuvlarda uyuşma ya da karıncalanma da ortaya çıkabiliyor.
'ZONKLAYAN VE ŞİDDETLİ AĞRI'
Migrenin en bilinen aşaması baş ağrısı evresi. Genellikle tek taraflı, zonklayıcı ve nabız atışı şeklinde hissedilen ağrıya mide bulantısı ve ışık-ses hassasiyeti eşlik edebiliyor. Tedavi edilmediğinde bu evre dört ila 72 saat sürebiliyor.
'ATAK SONRASI YORGUNLUK'
Migren atağının son aşaması olan postdrom döneminde kişi kendini yorgun, halsiz ve zihinsel olarak bulanık hissedebiliyor.
Bu dönemde dinlenme çok önemlidir. Aşırı efor yeni bir atağı tetikleyebilir.
Migrenin farklı aşamalarını ve belirtilerini bilmek, ataklarla daha bilinçli şekilde mücadele etmeyi mümkün kılıyor. Erken müdahale ve doğru tedaviyle migrenin yaşam üzerindeki etkisi azaltılabiliyor.''