İngiltere’deki Durham Üniversitesi’nden tarihçiler Alex Brown ve Grace Owen, Britanya Kütüphanesi’nin arşivlerinde yaptıkları araştırmada, tıp ve sosyal tarih açısından çığır açacak bir keşfe imza attı.
Huntingdonshire’daki Ramsey Manastırı’na ait 1349 yılına ait bir malikane kaydını inceleyen uzmanlar, vebaya yakalanıp hayatta kalmayı başaran 22 köylünün listesini buldu.
Bugüne kadar Kara Veba ile ilgili çalışmaların neredeyse tamamı ölüm oranlarına odaklanırken, bu keşif ilk kez hastalanıp iyileşenlerin hikayesini ve hastalığın seyrini net verilerle ortaya koyuyor.
Manastır rahipleri tarafından tutulan kayıtlar, 1349 yılının Nisan sonu ile Ağustos başı arasında vebaya yakalanan kiracıların ne kadar süre işten uzak kaldıklarını ayrıntılı olarak gösteriyor.
Belgeye göre, insanların veba deneyimleri ve bağışıklıkları birbirinden oldukça farklıydı:
En Hızlı İyileşen: Henry Broun adındaki köylü, vebaya yakalandıktan sadece bir hafta sonra tarladaki işine geri döndü.
En Uzun Süre Hastalananlar: John Derworth ve Agnes Mold adındaki köylüler ise ancak 9 haftalık zorlu bir sürecin ardından ayağa kalkabildi.
Ortalama Süre: Vakaların dörtte üçü bir aydan kısa sürede, ortalama 3-4 hafta içinde iyileşmeyi başardı. Dönemin yasalarına göre köylülerin 1 yıla kadar hastalık izni hakkı olmasına rağmen, bu kadar hızlı işe dönmeleri uzmanları şaşırttı.
HAYATTA KALANLARIN ÇOĞU ZENGİNLER
Keşfedilen listede dikkat çeken bir diğer unsur, hayatta kalanların büyük kısmının malikanede daha büyük topraklara sahip, yani nispeten varlıklı kiracılar olması oldu.
Tarihçiler, bu durumun vebanın sosyal statü ayırt ettiği anlamına gelmediğini, ancak daha yüksek yaşam standartlarına ve daha iyi beslenme koşullarına sahip olan varlıklı köylülerin, ikincil enfeksiyonları daha kolay atlatarak hayatta kalmış olabileceğini belirtiyor.
EKONOMİK ÇÖKÜŞ VE ''DAYANIKLI'' KÖYLÜLER
Kayıtlar, salgının yarattığı iş gücü krizini de gözler önüne seriyor.
Normal bir yaz mevsiminde hastalık nedeniyle sadece 2-3 devamsızlık yaşanırken, veba döneminde bu oran 10 katına çıktı ve sadece 22 işçi toplamda 91 haftalık iş gücü kaybına neden oldu.
Bu kriz, berbat hava koşullarıyla birleşince 1349 ve 1350 yıllarında İngiltere tarihinin en kötü hasat kıtlığı yaşandı.
Tarihçiler, ağrılı çıbanlar (bubonlar), yüksek ateş ve kan kusma gibi ağır semptomlarla boğuşan ortaçağ köylülerinin, birkaç hafta içinde ölümcül bir hastalıktan sıyrılıp tarlaya dönebilmesini ''olağanüstü bir dayanıklılık'' olarak yorumluyor.





