Diyarbakır, 19. yüzyılın ilk yarısında Batılı seyyahların ilgisini çeken önemli şehirlerden biri oldu.
İngiliz Konsolos James Brant’ın 1835’teki ziyareti sırasında dile getirdiği gözlemler, şehrin o dönemdeki toplumsal ve ekonomik durumuna ışık tutuyor.
İNGİLİZ KONSOLOS DİYARBAKIR’I NASIL GÖZLEMLEDİ?
1835 yılında Diyarbakır’ı ziyaret eden İngiliz Konsolos James Brant, “Eskiden Asya'nın en gösterişli ve zengin şehirlerinden biriydi” dediği Diyarbakır’ın
trajik gerileyiş yaşayarak perişan duruma düştüğünü not etti.
Şehrin zaman içinde "trajik bir gerileyiş" yaşadığını, kentteki ekonomik canlılığın ve demografik yoğunluğun hızla kaybolduğunu ifade eden Brant, bunun başlıca nedenleri arasında politik istikrarsızlık ve güvenlik sorunlarını işaret etti.
Diyarbakır’ın, bu nedenlerle yaşanmaz bir hale geldiğini ve ıssız, kasvetli bir yerleşime dönüştüğünü dile getirdi.
WILLIAM HEUDE’İN ÖNCEKİ GÖZLEMİ
Brant’tan yaklaşık 20 yıl önce, 1817 yılında şehri ziyaret eden bir diğer Batılı gezgin William Heude ise Diyarbakır hakkında daha olumlu ifadeler kullanmıştı.
Heude, şehrin mimari yapısından etkilenmiş ve Diyarbakır’ı, Konstantinopolis hariç gördüğü tüm Müslüman şehirlerden daha iyi inşa edilmiş olarak tanımlamıştı.




