Diyarbakır ile ilgili Osmanlı arşivlerinde yer alan belgelerde, Diyarbakır’da 19. yüzyılda yaşanan kıtlıkların, sosyal ve ekonomik düzeni ciddi biçimde etkilediği belirtiliyor.

Osmanlı yönetiminin, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırmak için “İnân Defteri” adlı kayıt sistemini kullandığı, ancak bu sistemin uygulamada çeşitli sorunlar doğurduğu kaydediliyor.

DİYARBAKIR’DA 11 KITLIK

Osmanlı arşiv belgelerine göre, Diyarbakır’da 1803, 1804-1805, 1810, 1817-1820, 1826, 1845, 1881 ve 1887-1888 yıllarında farklı düzeylerde kıtlıklar yaşanmış. Bu olaylar zaman zaman çevre ilçeleri de etkilemiş.

KURAKLIK VE KITLIK ETKİLERİ

Kıtlıkların, yalnızca kısa süreli gıda yokluğu değil, aynı zamanda uzun vadeli sosyal ve ekonomik bozulmalara neden olduğu da anlatılıyor.

Afet sonrası toparlanma sürecinin yıllarca devam ettiği, birçok alanda düzenin yeniden kurulamadığı kaydediliyor.

“İNÂN DEFTERİ” SİSTEMİYLE YARDIM DAĞITIMI

Devletin, kıtlıktan etkilenen bölgelerde yaptığı tahkikatlar sonucunda ihtiyaç sahiplerini belirlediği ve bu kişileri “İnân Defteri” adlı kayıtlara geçirdiği, yardımların bu listelere göre dağıtıldığı bildiriliyor.

KAYIT HATALARI YARDIMIN ETKİNLİĞİNİ AZALTTI

Arşiv belgelerine göre, bu sistemde yapılan hataların yardımların yanlış kişilere gitmesine neden olduğu belirtiliyor.

Tahkikatlardaki eksikliklerin, gerçekten ihtiyaç sahibi olan kişilerin göz ardı edilmesine yol açtığı kaydediliyor.

YEREL YÖNETİCİLERE RESMİ UYARI

23 Aralık 1894 tarihli belgede, yardımların zayi olmaması ve “fuzuli zayiat”ın önlenmesi için yerel yöneticilere talimat verildiği, ihtiyaç sahibi olmayan kişilere yardım yapılmamasının istendiği yer alıyor.

Bazı nüfuzlu kişilerin, yerel yöneticilerle olan ilişkileri sayesinde yardımlardan yararlandığı arşiv belgelerine yansımış. Bu durumun, yardım sisteminde zaafiyete neden olduğu ifade ediliyor.

CİZRE, MİDYAT VE NUSAYBİN DE ETKİLENDİ

13 Ağustos 1887 tarihli başka bir belgede, Cizre, Midyat ve Nusaybin çevresinde yaşayan halkın kıtlıktan ağır şekilde etkilendiği ve bu bölgelere acilen buğday ve arpa gönderilmesi gerektiği bildiriliyor.

Kaynak: Dr. Sabri Mengirkaon / Mardin Artuklu Üniversitesi Öğretim Üyesi