Diyarbakır’ın Osmanlı dönemine ait ilk valisi Bıyıklı Mehmed Paşa tarafından inşa ettirilen ve halk arasında ''Kurşunlu Cami'' olarak bilinen Fatih Paşa Camii, şehre vurduğu mühürle yarım milenyumdur ihtişamını koruyor.
Şehrin ilk kurşun kaplı kubbesine sahip olma unvanını taşıyan bu yapı, sadece bir ibadethane değil, adeta bir tarih hazinesi.
ŞEHRİN İLK KURŞUN KUBBELİ YAPISI

Tarihi kaynaklardaki bilgilere göre, yapıldığı dönemde Diyarbakır’da kubbesi kurşunla örtülü başka bir cami bulunmaması, halkın bu esere ''Kurşunlu'' adını vermesine neden oldu.
Zamanla şehirdeki tüm camilerin kubbeleri kurşunla kaplansa da, bu özel isim yalnızca bu yapıya sadık kaldı.
İç mekanındaki rengârenk çinileri, ferah mimarisi ve yüksek yapısıyla sanatın zirvesini temsil eden cami, görenleri kendine hayran bırakıyor.
ŞAFİ GELENEĞİNDEKİ TEK İSTİSNA

Kurşunlu Cami külliyesi içinde Latifiye Camii ve Latifiye Medresesi'nin de yer aldığı kaydedilirken, caminin dini mimari açısından ezber bozan bir detaya sahip olduğu belirtiliyor.
Diyarbakır’daki Ulucami dahil hiçbir Şafii camiinde minber bulunmazken, sadece burada minber yer almaktadır. Bu durum, yapıyı şehrin diğer tüm Şafii camilerinden ayıran en çarpıcı farktır.
DEVLET MEZARLIĞI
Kurşunlu Cami'nin, aynı zamanda bir ''devlet mezarlığı'' sessizliğine sahip olduğu da vurgulanıyor.
Caminin avlusunda ve haziresinde;
Diyarbakır’ın ilk Osmanlı valisi Bıyıklı Mehmed Paşa, ünlü Sadrazam (Başbakan) Özdemiroğlu Osman Paşa,
şair ve vali Osman Nuri Paşa gibi tarihe yön veren isimlerin mezarlarının yer aldığı ifade ediliyor.
KATEDRALDEN CAMİYE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ
Kurşunlu Cami’nin sadece Osmanlı döneminden ibaret olmadığı, köklerinin çok daha eskiye dayandığı da belirtiliyor.
Tarihi kaynaklardan biri olan ''Menakıb-ı Gülşenî'' de yer alan bilgilere göre; Bıyıklı Mehmed Paşa bu görkemli camiyi, yerinde daha önce bulunan kadim bir mabedin üzerine inşa etti.
Bu bilgi, caminin bulunduğu noktanın binlerce yıldır kutsal bir merkez olduğunu gösterdiği de kaydediliyor.
Kurşunlu Camii olarak bilinen yapının, geçmişte Ermeni toplumuna ait olan St. Theodoros Katedrali olduğu ve 1518 yılında Osmanlı yönetimi altında camiye çevrildiği belirtilerek, yapının hem dini hem de kültürel bir dönüşümün simgesi hâline geldiği belirtiliyor.




