Diyarbakır'ın tarihi ilçesi Eğil'de, ilk bakışta sıradan bir kaya kütlesi gibi görünen devasa yapı, yaklaşıldığında ziyaretçilerini hayrete düşürüyor.
Tek parça dev bir kaya üzerine oyularak oluşturulan Asur Kalesi, yalnızca görkemli görüntüsüyle değil, içerisinde yer alan ve metrelerce aşağıya uzanan taş merdivenleriyle de dikkat çekiyor.
Üç bin yılı aşkın bir geçmişe sahip mühendislik anlayışını gözler önüne seren yapı, bugün hâlâ birçok soruyu cevapsız bırakıyor.
Doğal kayaya şekil verilerek oluşturulan kalenin en dikkat çeken özelliklerinden biri ise dışarıdan fark edilmesi oldukça güç olan iç bölümleri.
Kayaya oyulan geçitler, odalar ve aşağıya doğru inen merdiven sistemi, dönemin savunma ve yaşam kültürüne ışık tutuyor.
Türkiye'nin birçok noktasında kaya kaleleri bulunmasına rağmen Eğil'deki yapı, tek parça kaya kütlesinin doğrudan işlenmesiyle oluşturulmuş olması nedeniyle farklı bir konuma sahip bulunuyor.
Yüzlerce ton ağırlığındaki doğal kaya, adeta bir mimarın elinden çıkmış gibi şekillendirilmiş.
Kalenin yüksek kesimlerinde yer alan doğal kaya kemeri ise ziyaretçilerin en çok fotoğraf çektiği noktalardan biri hâline geldi.
Doğal oluşum ile insan müdahalesinin aynı yapı üzerinde buluşması, kaleye farklı bir görsel kimlik kazandırıyor.
Kalenin etrafını çevreleyen surların ise sadece izleri kalmış durumda.
YER ALTINA İNEN MERDİVENLER MERAK UYANDIRIYOR

Fotoğraf: Temizlenerek ışıklandırılan tüneller
Asıl şaşırtıcı bölüm ise kalenin içerisinde başlıyor. Kayaya oyulmuş dar taş merdivenler, ziyaretçileri metrelerce aşağıya indiriyor.
Uzun yıllar ulaşılamayan bu bölümler, gerçekleştirilen temizlik ve düzenleme çalışmalarının ardından turizme kazandırıldı.
Aydınlatma sistemiyle birlikte güvenli hâle getirilen geçitler, geçmişte yalnızca birkaç kişinin görebildiği bölümleri bugün ziyaretçilere açıyor.
Merdivenlerin hangi amaçla yapıldığı konusunda farklı görüşler bulunuyor.
Araştırmacılar bunların su kaynağına ulaşmak, kuşatma dönemlerinde güvenli geçiş sağlamak veya gizli ulaşım amacıyla kullanılmış olabileceğini değerlendiriyor.
Kesin işlevi ise tarihçilerin araştırmalarına konu olmaya devam ediyor.
BİNLERCE YILLIK MÜHENDİSLİĞİN İZLERİ

Fotoğraf: Binlerce yıllık Asur kalesinden bir görüntü
Asur kalesi, yalnızca askeri bir yapı değil, aynı zamanda dönemin taş işçiliğini ortaya koyan önemli eserlerden biri olarak öne çıkıyor.
Bugünün teknolojisi olmadan, sert kaya kütlesinin metrelerce oyularak geçitlere dönüştürülmesi, yapının inşa süreci hakkında pek çok soruyu da beraberinde getiriyor.
Taş yüzeylerde görülen işçilik izleri, dönemin ustalarının ne kadar hassas çalıştığını ortaya koyuyor.
Kalenin bazı bölümlerinde yer alan oyuklar, gözetleme noktaları ve savunmaya yönelik düzenlemeler de yapının stratejik önemini gözler önüne seriyor.
BENZERİ VAR MI?

Fotoğraf: Tek parça halinde oyularak düzenlenen Asur kalesinden genel görüntü
Türkiye'de kaya içerisine oyulmuş çok sayıda yerleşim ve kale bulunuyor. Ancak Eğil Asur Kalesi, tek parça dev kaya kütlesinin hem dış yüzeyinin hem de iç kısmının savunma amaçlı işlenmiş olmasıyla dikkati çekiyor.
Kapadokya'daki kaya yerleşimleri daha çok yaşam alanlarıyla öne çıkarken, Hasankeyf'teki mağaralar ise farklı dönemlerin izlerini taşıyor.
Eğil'deki yapı ise hem kaya kalesi, hem gizli geçit sistemi hem de aşağıya uzanan oyma merdivenleriyle kendine özgü özellikler sergiliyor.
Bu nedenle tarih meraklılarının keşfetmesi gereken en ilginç yapılardan biri olarak gösteriliyor.
Kalenin hemen alt kısmında ise göl suları altında kalan kral mezarları da yer alıyor.
DİYARBAKIR'IN SAKLI HAZİNESİ

Fotoğraf: Kalenin alt kısmında yer alan kral mezarları
Her yıl binlerce kişinin ziyaret ettiği Eğil ilçesi, peygamber makamları ve tarihi yapılarıyla bilinse de Asur Kalesi henüz hak ettiği tanınırlığa ulaşmış değil.
Oysa doğal kaya kemeri, tek parça kayaya oyulmuş mimarisi ve yer altına uzanan gizemli merdivenleriyle ziyaretçilerine adeta açık hava müzesi deneyimi sunuyor.
Kalenin hemen giriş bölümünde Asur kralının bir kabartması da yer alıyor. Ancak, kabartma günün belirli saatlerinde net olarak görülebiliyor.

Fotoğraf: Kral mezarlarından bazıları
Fotoğraf tutkunları, doğa severler ve tarih meraklıları için eşsiz manzaralar sunan kale, özellikle gün doğumu ve gün batımında kartpostalları aratmayan görüntülere sahne oluyor.
Binlerce yıllık taşların arasında yürürken en çok sorulan soru ise hâlâ aynı:
''Bu dev kaya, o dönemin imkânlarıyla nasıl oyuldu?'' Belki de Asur Kalesi'nin en büyük sırrı, aradan geçen onca zamana rağmen bu soruya kesin bir cevabın hâlâ verilememiş olması.




