DİSKİ’den yapılan açıklamaya göre, yaz aylarında yükselen su sıcaklığının içme suyu kalitesi üzerindeki etkisini günlük laboratuvar analizleriyle izleniyor. Temmuz ayının ilk dokuz gününde Kayapınar İçmesuyu Arıtma Tesisi çıkışından alınan numunelerde su sıcaklığı yükselmesine rağmen mikrobiyolojik analizlerde herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadı.
TÜRKAK tarafından TS EN ISO/IEC 17025 standardına göre akredite edilen DİSKİ Su Kalite Kontrol Laboratuvarı’nda gerçekleştirilen analizlerde toplam koliform ve E. coli bakterisi tespit edilmedi. Sonuçlar, arıtma ve dezenfeksiyon sürecinin etkin şekilde sürdürüldüğünü ortaya koydu.
Analizlerde bulanıklık 0,15 NTU’yu aşmayarak etkin dezenfeksiyon için önerilen seviyenin altında ölçüldü. Arıtma Tesisi çıkışında serbest klor 0,53–0,65 miligram/litre aralığında belirlendi; bu bant şebekede su kalitesini koruyacak düzeyi karşılıyor. pH, iletkenlik, demir ve nitrat gibi temel kalite parametreleri de İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik’te yer alan sınır değerlerle uyumlu sonuç verdi.
Laboratuvarlar Şube Müdürü Serhat Açan, su sıcaklığının yükseldiği bir dönemde koliform ve E. coli sonuçlarının sıfır kalmasının arıtma ve dezenfeksiyon zincirinin etkinliğini gösterdiğini belirterek şöyle konuştu:
“Su güvenliği, arıtma tesisinden musluğa uzanan bütünlüklü bir zincirdir ve bu zincirin son halkası binaların su depolarıdır. Temizliği yapılmayan depolarda biriken tortu, suyun taşıdığı klor bakiyesini tüketerek mikrobiyal üremeye elverişli ortam oluşturur. Yaz aylarında yükselen sıcaklık bu süreci hızlandırır. Su depolarının temizliği ve dezenfeksiyonu, mevzuat gereği bina yönetimlerinin sorumluluğundadır. Apartman ve site yönetimleri depolarını yılda en az iki kez, yaz dönemine girerken mutlaka temizletmeli ve dezenfekte ettirmelidir. Depo kapaklarının kapalı, havalandırma açıklıklarının filtreli tutulması dışarıdan kirletici girişini önler. Uzun süre kullanılmayan iç tesisatlarda ise musluğun birkaç dakika akıtılması, bekleyen suyun tahliye edilmesini sağlar.”




