Resmi şeriye sicillerinden kadastro kayıtlarına kadar uzanan kayıtlarda, Fatih’ten Kanuni’ye, Osmanlı’nın en kudretli padişahlarının arkasındaki dahi hocaların ve mürşitlerin izi sürüldü. Tarihi belgeler tek bir adresi işaret ediyor: Diyarbakır!
İşte Fatih Sultan Mehmed'den Kanuni Sultan Süleyman'a kadar sarayın kaderini değiştiren o isimler ve tarihin tozlu raflarından çıkan çarpıcı belgeler...
FATİH'İN HOCASI: MOLLA GÜRANİ
İstanbul'u fethederek bir çağı kapatıp yeni bir çağ açan Fatih Sultan Mehmed’in çocukken ne kadar hırçın bir öğrencilik geçirdiğini hemen herkes bilir. İşte o hırçın şehzadeyi eğiten, yeri geldiğinde ona karşı dik duruşuyla bilinen efsanevi hocası Molla Gürani, aslında Diyarbakırlıydı.
Tarihçi Bikai’nin aktardığı belgelere (Unvanüz’z-zaman, vr. 6b) göre; Molla Gürani bizzat kendisi Diyarbakır civarındaki Hiler (Hilar) köyünde doğduğunu söylemiştir. 1410 yılında Ergani Hilar'da doğan Gürani, ilim aşkıyla Şam, Kudüs ve Kahire gibi dönemin en büyük merkezlerinde eğitim aldıktan sonra Osmanlı sarayının baş tacı oldu.
BELGE VE KAYITLAR
Molla Gürani'nin Diyarbakırlı olduğunun sadece sözlü bir rivayetten ibaret olmadığı, tarihi arşivler bu gerçeği tescillediği kaydediliyor.
Ergani Hilar köyü yakınlarında doğrudan ''Güran'' adını taşıyan bir mezranın varlığının net bir şekilde görüldüğü ifade edilen Diyarbakır Şeriye Sicillerinde Gürani ailesine ait çok sayıda resmi hüküm ve kayıt bulunduğu belirtiliyor.
SARAYDA DİYARBAKIR EKOLÜ
Diyarbakır’ın yetiştirdiği büyük zihinlerin saraydaki etkisinin sadece Molla Gürani ile de sınırlı kalmadığı ve Osmanlı’nın en güçlü dönemlerinde, padişahların ruh dünyasını ve kararlarını emanet ettiği mürşitlerin de bu topraklardan çıktığı belirtiliyor.
Muhteşem Süleyman olarak bilinen Kanuni Sultan Süleyman'ın manevi dünyasını şekillendiren ve ona yön veren mürşidi İbrahim Gülşeni'nin de Diyarbekirli olduğu kayıtlarda yer alıyor.
İmparatorluğun bir diğer kritik döneminde tahtta olan II. Selim’in mürşidi Şeyh Süleyman Amedi'nin de yine Diyarbakır'ın bağrından kopup saraya kadar uzanan bir ilim köprüsünün mimarı olduğu ifade ediliyor.




