Diyarbakır'ın Sur ilçesinde, tarihi Fiskaya bölgesinde bulunan mağara, yüzyıllardır dilden dile aktarılan anlatımlarla dikkat çekiyor.
Rivayete göre Hz. Yunus, balığın karnından kurtulduktan sonra Diyarbakır'a gelerek bu mağarada yedi yıl yaşadı ve ibadet etti. Tarihi surların eteklerinde yer alan mağara, taşıdığı manevi değer ve gizemiyle kentin en dikkat çekici ancak en az bilinen noktalarından biri olmayı sürdürüyor.
Bölge halkı arasında kuşaktan kuşağa aktarılan anlatımlara göre Hz. Yunus, burada inzivaya çekildi, ibadet etti ve çevrede yaşayan insanlara öğütlerde bulundu.
Her ne kadar bu anlatımlar tarihsel belgelerle kesin olarak doğrulanmış olmasa da, mağara uzun yıllardır Diyarbakır'ın manevi mirasının bir parçası olarak kabul ediliyor.
DİYARBAKIR İÇİN SÖYLEDİĞİ SÖZLER DE ANLATILIYOR
Yerel anlatımlarda Hz. Yunus'un Diyarbakır için hayır ve bereket dileğinde bulunduğu, kentin kadim bir şehir olduğunu ifade ettiği yönünde sözler de yer alıyor.
Bu ifadeler yazılı tarihi kaynaklarla doğrulanmamış olsa da, halk arasında nesilden nesile aktarılmaya devam ediyor.
TARİHİ SURLARIN GÖLGESİNDE GİZLİ KALDI
Fiskaya Seyir Terası'nın hemen altında bulunan mağara en dikkati çekici tarihi noktalarından biri olmasına rağmen yeterince tanınmıyor.
Ziyaretçilerin büyük bölümü Dicle Vadisi ve Hevsel Bahçeleri manzarasını izledikten sonra, surların eteğinde bulunan bu mağaranın farkına varmadan bölgeden ayrılıyor.
İNANÇ TURİZMİ İÇİN ÖNEMLİ BİR DEĞER
Diyarbakır'ın binlerce yıllık tarihi içinde farklı medeniyetlere ve inançlara ev sahipliği yapan çok sayıda yapı bulunuyor.
Yerel tarih araştırmacıları, Hz. Yunus ile ilişkilendirilen bu mağaranın bilimsel araştırmalarla daha kapsamlı incelenmesi ve tanıtılması halinde kentin inanç turizmine önemli katkı sunabileceğini belirtiyor.
Sessizliğini koruyan mağara, tarihi surların gölgesinde hem efsaneleri hem de manevi atmosferiyle ziyaretçilerini bekliyor.




