Bulgaristan’ın Deliorman ve Şumnu yörelerinden 1938 yılında kalkarak Varna Limanı üzerinden Anadolu’ya ulaşan muhacirlerin Diyarbakır köylerindeki izleri, zamanla şehirlere ve özellikle Bursa’ya yapılan göçlerle silinme noktasına geldi.
Yaşar Kemal’in 1951 yılında kaleme aldığı röportajlarla ölümsüzleşen göçmen köylerinde artık neredeyse hiç göçmen yaşamıyor.
O dönem nüfusu az ve işlenmemiş arazisi çok olduğu için göçmenlere tahsis edilen Bismil ve Sur ilçelerindeki köyler, Balkanlar'dan gelen ailelerin hummalı çalışmalarıyla tarım merkezlerine dönüşmüştü.
Yaşar Kemal’in 1951’de ''çırılçıplak'' diye tarif ettiği Sur’un Karabaş köyü, göçmenlerin kuyulardan kova kova su çekerek diktiği fıstık, ceviz ve dut ağaçlarıyla bugün yemyeşil. Ancak köyde artık hiç göçmen nüfus kalmadı.
DİYARBAKIR'DAKİ GÖÇMENLERİN GÜNCEL DURUMU
Köy Adı ve İlçesi Yerleşim Yılı İlk Göçmen Nüfusu (1939) Bugünkü Durum
Ambar (Bismil) 1937 200 hane Sadece birkaç aile kaldı.
Karabaş (Sur) 1938 60 hane Göçmen kalmadı; eski evler ayakta.
Köprübaşı (Bismi 1939 94 hane / 500 kişi Göçmen kalmadı; son göçmen 2020'de vefat etti.
Tavuklu (Bismil) 1939 80 hane Yalnızca 3 hane (yaklaşık 20 kişi) kaldı.
Şemami (Bismil) 1940 50 hane Göçmen nüfusu tamamen tükendi.
''NADASLIKTAN GİT KAPTAN AGA''
Tavuklu köyünde kalan son üç haneden biri olan 1962 doğumlu Hamit Langal, babasının Varna’dan Tuzla’ya gemiyle, oradan da trenle Diyarbakır’a uzanan zorlu yolculuk anılarını şu sözlerle aktarıyor:
''Babam anlatırdı; denizde fırtına çıkıp gemi çok dalgalandıkça yaşlı bir göçmen amca korkup kaptana seslenmiş: 'A be Kapitan Aga, hep dalgalık tepelerden sürüyorsun gemiyi, biraz da nadaslıktan (düz tarladan) git!' derdi."
Bölgenin aşırı sıcağına, hastalıklara ve ilk yıllardaki kıtlığa göğüs geren göçmenlerin büyük kısmı, zamanla ekonomik sebeplerle Diyarbakır merkeze ya da batı illerine taşındı.
KENT MERKEZİNDE YAŞAYAN İSİM: GÖÇMENLER CADDESİ

Köylerden Diyarbakır merkezine göç eden aileler, özellikle Bağlar semtindeki tren istasyonu çevresine yerleşti.
Bugün o muhacirlerin çocukları ve torunları batı kentlerine göç etmiş olsa da, Bağlar'daki o bölge günümüzde hâlâ ''Göçmenler Caddesi'' adıyla anılıyor ve büyük göçün hatırasını yaşatmaya devam ediyor.
Balkanlar'dan taşıdıkları kültürle Diyarbakır bozkırına can veren muhacirlerden geriye, şimdilerde sadece anılar, yaşlı ağaçlar ve sessiz mezar taşları kaldı.




