DİYARBAKIR

Diyarbakır’da kayıp hanların yeri tespit edildi!

Diyarbakır'da ticaretin merkezi olan ve bir çoğu kaybolan hanların yerleri tespit edildi.

Abone Ol


Osmanlı'nın 5. eyaleti olan Diyarbakır, ticaretin kalbinin attığı hanlarıyla ünlüydü. Yüzlerce tüccarın konakladığı, malların depolandığı ve anlaşmaların yapıldığı bu yapılar, yüzyıllar içinde yıkıldı ya da başka amaçlarla kullanıldı.

Artık yerlerinde modern yapılar, boş arsalar veya tamamen değişmiş mahalleler var. Ancak arşiv belgeleri sayesinde, bu kayıp hanların tahmini konumları tespit edilebildi.

TARİHİN GÖLGESİNDE KAYBOLDULAR

İbrahim Paşa Hanı; 5 Mart 1816 tarihli bir hülâsadan anlaşıldığı üzere, tüccar hanı olarak inşa edilmişti. Tüccar hanı olarak inşa edildi, sonra askerlere tahsis edildi. Bugün konumu net değil, ancak Suriçi’nde Balıkçılarbaşı civarında olduğu tahmin ediliyor.

Tütün Hanı: Abdal Mahallesi, Deva Hamamı bitişiğinde yer alıyordu.

Çifte Han: Hasan Paşa Hanı’nın güneyinde, Mardin Kapından gelen caddenin sağında idi. Günümüzde yalnızca bir kısmı ayakta.

Rüstem Paşa Hanı (Yeni Kapı Hanı): Yeni Kapı girişinin sağ tarafında yer alıyordu; tamamen yok oldu.

Melek Ahmed Paşa Hanı: Rum Kapısı (Urfa Kapı)yakınındaydı. Askeri konaklama alanına dönüştü, yeri değişime uğradı.

Kayseriye Hanı: İskender Paşa Camii ile Yeni Hamam yakınlarında bulunuyordu.

İpekoğlu Hanı: Penbeciler Çarşısı içinde, İskender Paşa Camii’nin batısında idi.

Han-ı Cedîd: Behram Paşa Camii arkasında yer alıyordu.

ARŞİVLERDEN ÇIKAN DİĞER KAYIP HANLAR VE TAHMİNİ YERLERİ

Sipahioğlu Hanı (1842) – Ulu Camii çevresinde olduğu düşünülüyor.

Halid Ağa Hanı (1842) – Fatih Mehmed Paşa Camii civarı.

Şevketlü Han (1723) – Kesin yeri bilinmiyor, ancak Suriçi ticaret hattında.

Gümüşhaneli Defterdar Hanı (1844) – Ulu Camii yakınlarında.

Börekçiler Hanı (1799) – Yeni Kapı civarında.

Alaca Han (1676) – Yeni Kapı yakınlarında.

İskenderoğlu Hanı (1842) – İskender Paşa Mahallesi civarı.

Karakaş Hanı (1800) – Palancılar Çarşısı yakınında.

İshakoğlu Hanı (1817) – Yeri tam belirlenemiyor, Suriçi’nde olduğu düşünülüyor.

Zincir Han (1837) – İç Kale’deydi.

1840’TAN SONRA DÜŞÜŞE GEÇTİLER

Belgeler, 1840 yılından itibaren hanların önemini yitirdiğini gösteriyor.

Bu tarihten sonra çoğu yapı askerlerin ikametine ayrıldı.

Mart 1840 tarihli vilayet masraf defterine göre, sadece hanların askerî kullanıma uygun hale getirilmesi için 53.341 kuruş harcandı. Bu, vilayet masraflarının en büyük kalemiydi.

BUGÜN GERİYE NE KALDI?

Hasan Paşa Hanı ve Çifte Han’ın küçük bir kısmı gibi bazı yapılar hâlâ ayakta. Ancak onlarca hanın yerinde artık ya modern binalar var ya da tamamen yok olmuş durumdalar.

Bu hanlar, bir zamanlar Diyarbakır’ın ticaret damarlarıydı. Bugün ise şehirde sadece isimleri ve arşivlerdeki birkaç belgeyle yaşıyorlar.

< type="adsense" data-ad-client="ca-pub-3665521868588912">