Osmanlı döneminde Diyarbakır’da yaşanan adalet arayışı, tarihi belgelerle gün yüzüne çıktı.
1839-1873 yılları arasındaki 34 yıllık mahkeme sicillerinde, açılan davaların büyük çoğunluğunu miras paylaşımının oluşturduğu ve bunda da kadınların başı çektiği ifade ediliyor.
KADINLAR MİRASTAN MAHRUM BIRAKILIYORDU
Yahudi hukukunun kadınları mirastan mahrum bırakması ve cemaatteki erkeklerin de bu durumu kullanarak kadınlara pay vermek istememesinin, büyük bir adaletsizliğe yol açtığı kaydediliyor. İslam hukukunun kadınlara yasal miras hakkı tanımasını bir çıkış yolu olarak gören Yahudi kadınların, cemaat baskısına meydan okuyarak kadının kapısını çaldıkları belirtiliyor.
Kadı mahkemelerinin herkesi bağlayan net kararlarının, hak kaybına uğramak istemeyen kadınların en büyük güvencesi olduğu ifade ediliyor.
EKONOMİK DURUMLARI
Mahkeme kayıtlarındaki mal varlığı (tereke) listeleri, Diyarbakır Yahudilerinin sosyo-ekonomik durumuna dair de önemli ipuçları veriyor.
Kentteki Yahudi cemaatinin genel olarak ekonomik refah içinde bir hayat sürdüğü kaydediliyor.
Diyarbakır’da yaşanan bu tarihi süreç; Yahudi kadınların hak arama mücadelesinin sınır tanımadığını ve cemaat içi baskılara rağmen adaleti bulmak için nasıl güçlü bir etkileşime girdiklerini gözler önüne seriyor.




