Tarihi belgelerde yer alan bilgilere göre, Osmanlı hâkimiyeti süresince Diyarbakır, doğu ile batı arasında önemli bir ticaret kapısı olmayı sürdürdü. Coğrafi konumu sayesinde stratejik bir konuma sahip olan şehir, özellikle Bağdat-Diyarbakır hattında kilit bir rol oynadı.
İSTANBUL'DAN TEPKİ
Bağdat’tan İstanbul’a mal taşıyan tüccarların güzergâhında yer alan Diyarbakır Gümrüğü, zaman zaman yetkisini aşarak vergi toplama girişimlerinde bulununca tepkilerle karşılanmış.
Gümrük işlemlerinin İstanbul’da yapılması gerekirken, Diyarbakır’ın müdahalesi Osmanlı merkezini rahatsız etti. Bu sebeple dönemin valilerine gönderilen fermanlarda, gümrük işlemlerinin İstanbul’da yapılması gerektiği sık sık hatırlatıldı.
DÖNENMİN EN İŞLEK YOLU; DİYARBAKIR-BAĞDAT
Tarihi boyunca sadece geçiş güzergâhı değil, aynı zamanda üretim merkezi de olan Diyarbakır'ın, Bağdat’ın gıda ihtiyacını karşılayan başlıca şehirlerden olduğu ifade edilerek, 2 Temmuz 1802 tarihli fermanda, Bağdat’ta yaşanan kıtlık nedeniyle Diyarbakır valisi ve kadısından acilen arpa ve buğday gönderilmesinin talep edildiği bildiriliyor.
OSMANLI’NIN KALBİNDEN GEÇEN YOLLAR
Diyarbakır'ın, sadece Bağdat hattında değil, farklı ticaret yollarında da merkez konumda olduğu kaydedilerek; 19. yüzyılın sonlarına kadar işlekliğini sürdüren bu yollar şunlardı:
İstanbul – İskenderun – Diyarbakır – Bağdat
Samsun – Diyarbakır – Mardin – Bağdat
İstanbul – Sivas – Diyarbakır – Bağdat
Ayrıca İran ve Dağıstan’dan gelen malların da Diyarbakır üzerinden dağıtıldığı güzergahlar da şunlardı:
İran/Dağıstan – Diyarbakır – Sivas – İstanbul
İran/Dağıstan – Diyarbakır – Halep – Şam
İran/Dağıstan – Diyarbakır – Bağdat
HİNT MALLARI DİYARBAKIR'DAN GEÇERDİ
Bağdat üzerinden gelen Hint mallarının da Diyarbakır'dan geçerek Osmanlı coğrafyasına dağıtıldığı kaydedilirken, bu yönüyle Diyarbakır'ın, sadece Osmanlı'nın değil, Hindistan’dan Avrupa’ya uzanan büyük ticaret zincirinin vazgeçilmez halkası olduğu kaydediliyor.
Tarihi belgeler ve fermanlar, Diyarbakır’ın Osmanlı dönemi boyunca ticaretin nabzını tuttuğunu ve hem doğunun hem de batının vazgeçilmez ticaret noktalarından biri olduğunu kanıtlıyor.




