Üç gün aralıksız yağan kar ve ardından gelen buzlanma kentte hayatı durma noktasına getirdi… Bazı noktalarda yollar tıkandı… Geç başlayan tuzlama ve yol açma çalışmalarıyla tek şerit seyreden trafik nedeniyle personel işe öğrenciler okuluna geç varabildi…

Yer Yenişehir İlçesi Uçkuyu Mahallesi… Üniversiteden 15-20 kilometre uzakta bir mahalle... O mahallede memur ve işçi statüsündeki üniversite personelleri de ikamet ediyor…

Bu personeller mesaiye yetişmek için sabah saat 06.30-07.00 de yola çıkıp aynı durakta araç bekliyor… O sırada Üniversite servis otobüsü geliyor… Memur olan personel servise biniyor, işçi statüsündeki personele “ hayır sen binemezsin” diyor, şirket temsilcisi ve servis şoförü…

Ve o işçi statüsündeki personel durakta saatlerce belediye otobüsünü beklemeye devam ediyor…. Belediye otobüsü 08.00 de geliyor… İşçi olan personel biniyor… Bir saat 30 dakika, hatta 2 saat yoldan sonra mesaisine yetişebiliyor…

Ayni işyerinde çalışan, aynı durakta işe gitmek için bekleyen, biri memur, biri işçi olan personeli, aynı kurum servisi memuru alıp işçi personele “ binemezsin, çünkü sen işçisin, toplu taşıma aracına bin” demesi haksızlık değil mi…? Onur kırıcı değil mi… ?

O servis aracı, o işçi personel binse de, binmese de üniversiteye gitmiyor mu…? O servis şirketine verilen parada o işçi personelin de payı yok mu…? Bu ne aymazlık…

Kaldiki kentte kar esareti devam ediyor… Yollar buz pistine dönmüş… Toplu taşıma araçları yetersiz…Trafik tek şerit seyrediyor…

Buna rağmen kendini ‘’bir şey’’ sanan bazı memur statüsündeki kişilerin, işçi personeli ikinci sınıf personel görerek “Bunlar neden servise biniyor…? ” demesine uyan servis şirketi temsilcisi ve şoförün işçi personeli servise almaması ayıbın ta kendisi değil midir….?

Üniversite yetkililerinin bu durumu dikkate almalarını ve gerekli işlemi yapmaya davet ediyorum…