BM Genel Kurulu’nun 80’nci oturumuna sunduğu rapora ilişkin açıklamalarda bulunan raportör Gina Romero, sekiz temel ilkeye dikkat çekerek, sivil toplumun karşı karşıya olduğu kriz ve çözüm önerilerini sıraladı.
Romero, sivil toplumun varoluşsal bir tehdit altında olduğunu, barışçıl toplanma ve örgütlenme haklarının insan onurunun merkezinde yer aldığını hatırlattı.
Sivil alanın yalnızca baskılar nedeniyle daralmadığını aynı zamanda uluslararası dayanışmayı ayakta tutan yaşam damarlarının da ciddi şekilde sarsıldığını ifade eden Romero, mevcut krizin iki ana kaynağını ise uluslararası yardım sistemlerine yönelik saldırılar ve küresel gündemin güvenlik odaklanması olarak aktardı.
Romero, şöyle konuştu
“Uluslararası yardımlardaki eşi görülmemiş kesintiler, küresel insan hakları ve kalkınma mimarisini derin bir belirsizlik içine sürüklemiştir. Örneğin, tüm resmi kalkınma yardımlarının dörtte üçünü sağlayan G7 ülkeleri, 2024 yılına kıyasla 2026 için katkılarını %20 oranında azaltmaktadır. Bu, 1960’tan bu yana yapılan en büyük kesintidir.”
Romero konuşmasında var olan kesintiler sonucunda dünya genelinde binlerce sivil toplum örgütünün kapanmak zorunda kaldığını, programlarda yaygın bir kesinti yaşandığını, özellikle kadınlar tarafından yönetilen, kadın hakları üzerine çalışan örgütlerin yok olma riskiyle karşı karşıya olduğunu da söyledi.
Romero, yeni finansman modelleri ve ortak liderlik uygulamalarının yanı sıra, topluluk temelli ve kooperatif finansman modellerinin de uzun vadeli bağımsızlığı güçlendirdiğini belirtti. Sektörler arası ittifakların, kaynak çeşitliliği, mesajın yaygınlaştırılması ve ortak gündemlerin sürdürülebilirliği açısından önemli olduğunu vurguladı.
Romero, uluslararası iş birliğini yeniden tanımlamak için de şeffaf, kapsayıcı ve demokratik bir sürece ihtiyaç olduğunu vurguladı.





