Yeni çalışmayla ilgili bilim insanları, her ne kadar ''buz devi'' dense de Uranüs ve Neptün'ün gezegenlerinin iç kısmının aslında dondurucu olmadığını, aksine, merkezlerine doğru gidildikçe sıcaklığın binlerce dereceye çıktığını ve basıncın dayanılmaz boyutlara ulaştığını belirtiyor.
Bu aşırı ortamın, su ve metan gibi maddeleri bambaşka bir forma soktuğu bildirildi.
Carnegie Enstitüsü'nden araştırmacıların yaptığı çalışmada, bu gezegenlerin içindeki karbon ve hidrojen atomlarının çok ilginç bir yapı oluşturduğu keşfedildi.
Araştırma sonuçlarıyla ilgili şu görüşlere yer veriliyor:
''Çok yüksek basınç altında karbon atomları, tıpkı kıvrımlı bir spiral merdiven gibi birbirine kenetlenerek sert bir yapı oluşturuyor.
Bu 'karbon merdiveni' sabit dururken, hidrojen atomları bu merdivenin basamakları boyunca serbestçe yukarı ve aşağı akmaya başlıyor.
Hidrojen atomları sadece bu merdiven hattı boyunca ilerleyebiliyor.''
Bilim insanları bu özel duruma ''yarı-1 boyutlu süperiyonik faz'' adını verdi.
Uranüs ve Neptün’ün manyetik alanlarının, Dünya’nınkinden çok daha farklı ve tuhaf olduğunu belirten bilim insanları, şöyle dedi:
''Daha önceki modeller bu durumu tam açıklayamıyordu. Ancak bu yeni "merdiven" yapısı, ısının ve elektriğin gezegen içinde nasıl tek yönlü iletildiğini açıklayarak, bu gizemli manyetik alanların sırrını çözmemize yardımcı olabilir.
Kısacası, uzayın derinliklerindeki bu devler, bildiğimiz fizik kurallarını kendi içlerinde yeniden yazıyor.''




