Yaşam

Taştan, kuşa uzanan yastığın tarihi yolculuğu

Uyku düzenimizin vazgeçilmez unsuru olan yastık, sanıldığı kadar basit bir icat değil. İnsanlığın konfor arayışıyla şekillenen bu eşya, tarih boyunca farklı biçimlerde kullanıldı.

Abone Ol


Tarihçilerin aktardığına göre, ilk yastıklar günümüzden yaklaşık 9 bin yıl önce Mezopotamya’da ortaya çıktı. Ancak bunlar yumuşak değildi; taş, ahşap ya da bronzdan yapılan sert yastıklar, daha çok başı yükseltmek ve böceklerin yüze gelmesini engellemek için kullanılıyordu.

ESKİ UYGARLIKLARDA YASTIK YERİNE NE KULLANILIRDI?

Mısır’da taştan yapılmış baş dayanakları tercih edilirken, Çin’de porselen ve bambu yastıklar kullanıldı. Göçebe topluluklar ise hayvan derisi, saman torbası ya da kıyafet bohçalarını yastık yerine değerlendirirdi.

OSMANLI"YA YASTIĞIN GELİŞİ

Türkler Orta Asya’da keçe ve yün dolgulu minderlerle tanışmıştı. Selçuklular aracılığıyla şekillenen bu gelenek, Osmanlı’ya taşındı. 15. yüzyıldan itibaren saraylarda ve konaklarda ipek kumaş kaplı, yün veya pamuk dolgulu yastıklar yaygınlaştı.

Yastık, yalnızca uyumak için değil; aynı zamanda divan kültürünün en önemli unsurlarından biri olarak, oturma düzeninde de başköşeye geçti.

MODERN YASTIKLAR

Bugünkü modern dönemde sünger, elyaf ve ortopedik malzemelerle üretilen yastıklar, sadece uyku değil, sağlık ve dekorasyonun da bir parçası haline geldi.

Uygarlıkkarda taşla başlayan yastık yolculuğu, Osmanlı’da ipekli görkemle devam etti ve bugün teknolojiyle buluşarak başımızın altındaki en rahat dost haline geldi.

< type="adsense" data-ad-client="ca-pub-3665521868588912">