Şimdi Diyarbakır’da nüfusun tarihî seyir içinde nasıl geliştiğini bu değişikliği rakamlara dayalı olarak takip edelim…

16. yüzyılın başından 20. yüzyılın başına kadar geçen dört yüz yıllık süre içinde, Diyarbakır şehrinin nüfus yapısı genel hatları ile şöyledir:

Diyarbakır, üç semavî dine mensup insanların bulunduğu bir yerdir… Şehirde hem Müslüman hem Hıristiyan hem de Yahudiler bir arada yaşardı... Ancak bunların şehirde yaşadıkları mekânlar yani mahalleler, genellikle birbirinden ayrıydı…

Ulu Camisi - Diyarbakır - 2025 - Tripadvisor

Mahalle-i Gebran, Mahalle-i Eramine, Mahalle-i Şemsiyân, Mahalle-i Yahudiyân gibi adlarla anılan mahalleler bulunmasına rağmen yine diğer şehirlerdekinin aksine, muhtemelen şehrin kalın bir surla çevrili olmasından dolayı, diğer şehirlere göre daha iç içe bir hayat tarzı sürdürürlerdi…

Yüz Yıllık Ah!”: Diyarbakır'ın 1915 hafızası | Heinrich Böll Stiftung | Derneği Türkiye Temsilciliği

İşte Diyarbakır’daki bu mozaiği şiirinde ne güzel tasvir etmiş Diyarbakırlı Avukat Şair Fikret İhsan Biçici… Vay Limin! Demiş ve dökmüş dizelerine…

VAY LİMİN !!

Bu şehr-i Amid

Bu koca Diyarbekir ki

Nice sergüzeştler görmüştür,

Uzak tarihte, eski tarihte, yeni tarihte,

Sevdalar, kavgalar içiçe,
Sanki hiç yaşamadık o günleri.
=
Her dalı yediveren

O pembe, beyaz kankırmızı gülleri...

Şimdi gövdesi sahte

Yaprakları yalan

Solgun çiçekleri bir ücra yerinde yüreğimin

Vay, limin...

=

Eski sevgilileri arar gibi

Eski resimlerde yad edip seni,

Bir gecekondu ormanına çevirdiler

Ben-ü Sen’i.

Camiini cehalet kaplamıştır

Örümcekler sarmıştır kiliseni,

Yıkılmış direği can evimin,

Vay, limin...

=

Nerde o Hamravatla yıkanmış sokaklarda

El ele vermiş görkemli yapılar,

İnan, kızı Anjel kadar güzeldi

Ermeni Dikran’ın süslediği kapılar.

Şimdi mahalleler yastadır, sokaklar kan-revan,

Sen artık sonbaharısın sevgimin,

Vay, limin...
=

Öylesine arif ve kamil,

Boti Resul, Kürt Mikail,

Türkoğlu Cafer, Süryani Hüsnü, Ermeni Hayik,

Musevi Şem’un, Zaza İsmail

Eşi menendi görülmemiş bir mozayik.

Şimdi,

Bir kanlı mendil gibi ortasında ellerimin.

Vay, limin...

=

Berdebür’de, Hasavar’da, Sarıkız’da, Cinali’de

Şimdi yıkık, viran, pejmürde

Hami Köşkü, Pamuk Köşkü, Ağuludere.

Her gün bir ceset gömmedeyiz,

Bir zamanlar sevgiler topladığımız bahçelere.

Yaşı dinmiyor gözlerimin,

Vay, limin...

Avukat İhsan Fikret BİÇİCİ...