Türkiye'de özellikle belirli bir yaşın üzerindeki nüfusun kimlik kartlarına bakıldığında, doğum hanesinde en sık rastlanan tarih 1 Ocak. Toplumda sık sık espri konusu olan bu durumun merkezinde ise Kürtler yer alıyor.

Uzmanlara göre, 1 Ocak tarihinin temel nedeni, geçmişte doğumların resmî olarak kayda alınmaması.

Cumhuriyetin ilk yıllarında ve özellikle kırsal bölgelerde doğumlar evde gerçekleşiyor, hastane ve nüfus kayıt sistemleri yeterince yaygın kullanılmıyordu.

Tarihçi ve sosyologlar, nüfus memurlarının doğum günü tam olarak bilinmeyen kişiler için ''kolaylık olması'' adına yılın ilk günü olan 1 Ocak’ı tercih ettiğini belirtiyor.

KÜRTLER ÇOĞUNLUKTA

''Bu uygulama sadece Kürtlere özgü değil; ancak Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da daha yaygın olduğu için Kürt vatandaşlarda daha sık görülüyor'' diyen uzmanlar, bunun idari bir yöntem olduğunu vurguluyor.

BU KONU POLİTİK DEĞİL, BÜROKRATİK BİR SONUÇ

Sosyologlara göre, bu durum çoğu zaman bilinçli bir asimilasyon politikası olarak değil, dönemin şartlarında oluşan bürokratik bir zorunluluk olarak ortaya çıktı.

''Okuma yazma oranının düşük olduğu, takvim bilgisinin yaygın olmadığı dönemlerde insanlar doğum tarihlerini bilmiyordu. Devlet de sistem kurmak için standart bir tarih kullandı'' görüşü öne çıkıyor.

Ancak bazı akademisyenler, bölgesel eşitsizliklerin bu tabloyu derinleştirdiğini ve Kürt nüfusun bundan daha fazla etkilendiğini ifade ediyor.

VATANDAŞIN YORUMU?

Vatandaşlar, durumu hem mizahla hem de bir eksiklik hissiyle değerlendirerek; ''hepimiz aynı günde doğduk'' diyor.

Ailede herkesin doğum günü 1 Ocak olan vatandaşlar, ''Şaka gibi ama gerçek. Annem de babam da gününü bilmiyordu'' sözleriyle durumu anlatıyor.

Genç kuşaktan bazı vatandaşlar ise bu durumu bir kimlik kaybı olarak gördüklerini ifade ederek, ''Doğum günü insanın en kişisel bilgisidir. Bizimkiler tahmini yazılmış. Bu da bir eşitsizliktir'' diye söylediler.

BUGÜN NE YAPILABİLİR?

Günümüzde nüfus kayıt sistemleri dijitalleşmiş olsa da, geçmişte yanlış ya da tahmini yazılan doğum tarihlerini değiştirmek mahkeme kararı gerektiriyor.

Tanık, belge ya da aile kayıtlarıyla düzeltme yapılabiliyor ancak süreç zahmetli.

Uzmanlara göre 1 Ocak meselesi sadece bir tarih değil; Türkiye’nin kırsal geçmişini, kayıt dışı yaşamını ve bölgesel eşitsizliklerini yansıtan bir sembol.

Vatandaşlar için ise bu durum, bazen bir espri konusu, bazen de geç kalmış bir hak arayışının hatırlatıcısı olarak görülüyor.

Uzmanlar, ''ortak doğum günü'', Türkiye’nin sosyal tarihine dair sessiz ama güçlü bir tanıklık sunduğunu belirtiyor.

Muhabir: NAZMİ KAHRAMAN