Bilim insanları, evrenin en büyük gizemlerinden biri olan karanlık maddeyle ilgili ezber bozabilecek yeni bir keşfe imza attı. Dünya'dan yaklaşık 67 milyon ışık yılı uzaklıkta bulunan NGC 1052-DF9 adlı galaksinin hareketlerinin karanlık madde olmadan da açıklanabildiği ortaya çıktı.
Bu sonuç, DF9'u karanlık maddeden yoksun olduğu düşünülen üçüncü galaksi haline getirdi. Daha önce aynı bölgede bulunan NGC 1052-DF2 ve NGC 1052-DF4 galaksilerinde de benzer özellikler tespit edilmişti.
Araştırmacılar, üç galaksinin de aynı doğrusal yapı üzerinde yer almasının tesadüf olmayabileceğini düşünüyor.
Galaksilerin görünmez iskeleti eksik çıktı
Mevcut kozmoloji modellerine göre galaksiler, devasa karanlık madde halelerinin içinde oluşuyor. Bu görünmez madde, sıradan maddeleri bir arada tutan yerçekimsel bir iskelet görevi görüyor.
Bilim insanları karanlık maddenin tam olarak ne olduğunu henüz bilmese de, evrendeki toplam maddenin büyük bölümünü oluşturduğunu düşünüyor. Yapılan hesaplamalar, yıldızlar, gezegenler, gaz ve toz gibi görülebilen maddelerin tek başına gözlemlenen yerçekimini açıklayamadığını gösteriyor.
Bu nedenle galaksilerin karanlık madde olmadan var olması, modern astrofizik açısından oldukça sıra dışı kabul ediliyor.
DF9, bilim insanlarının tahminini doğruladı
Yale Üniversitesi'nden astrofizikçi Michael Keim liderliğindeki ekip, daha önce DF2 ve DF4 üzerinde yürütülen çalışmaların ardından aynı galaksi zincirindeki diğer üyeleri incelemeye başladı.
Araştırmacılar, eğer bu galaksiler ortak bir oluşum sürecinin ürünü ise zincirdeki başka galaksilerin de karanlık maddeden yoksun olabileceğini öngörüyordu.
DF9, boyutu, parlaklığı ve yıldız kümeleri bakımından DF2 ve DF4'e oldukça benzer özellikler gösterdiği için detaylı inceleme için seçildi. Yapılan gözlemler sonucunda galaksinin hareketlerinin de karanlık madde olmadan açıklanabildiği belirlendi.
ŞİDDETLİ KOZMİK ÇARPIŞMA ŞÜPHESİ
Bilim insanları bu sıra dışı galaksilerin nasıl oluştuğundan henüz emin değil. Ancak en güçlü senaryolardan biri, "mermi cüce çarpışması" olarak adlandırılan büyük bir kozmik olay.
Bu modele göre iki cüce galaksi yüksek hızlarda çarpışıyor. Çarpışma sırasında yıldızlar ve karanlık madde büyük ölçüde birbirlerinin içinden geçerek yollarına devam ediyor. Buna karşılık galaksilerde bulunan gaz bulutları çarpışarak yavaşlıyor ve belirli bir bölgede birikiyor.
Zamanla bu yoğun gaz bulutları yeni yıldızlar oluşturuyor ve sonunda karanlık madde bakımından fakir yeni galaksiler ortaya çıkıyor.
Araştırmacılar, DF2, DF4 ve DF9'un bu tür bir olayın kalıntıları olabileceğini düşünüyor.
KARANLIK MADDE TARTIŞMALARINA YENİ BOYUT
Keşif yalnızca yeni bir galaksi bulgusundan ibaret değil. Aynı zamanda karanlık maddenin gerçekten fiziksel bir madde olup olmadığına yönelik tartışmalarda da önemli bir rol oynayabilir.
Bazı teoriler, evrendeki gizemli yerçekimi etkilerinin karanlık maddeden değil, yerçekimi yasalarının farklı çalışmasından kaynaklandığını öne sürüyor. Ancak DF9'un keşfi, karanlık maddenin fiziksel bir varlık olduğu görüşünü güçlendiren yeni kanıtlar arasında gösteriliyor.
GİZEMLİ GALAKSİ ZİNCİRİ İNCELENMEYE DEVAM EDECEK
Bilim insanları şimdi aynı galaksi diziliminde yer alan diğer üyeleri de incelemeyi planlıyor. Eğer zincirdeki daha fazla galaksinin karanlık maddeden yoksun olduğu doğrulanırsa, bu durum evrenin oluşumu ve karanlık maddenin doğası hakkındaki mevcut teorilerin yeniden değerlendirilmesine yol açabilir.
NGC 1052-DF9'un keşfi, evrenin görünmeyen yüzüne dair en önemli ipuçlarından biri olarak değerlendiriliyor. Araştırmacılar, bu sıra dışı galaksilerin karanlık maddenin gerçek kimliğini ortaya çıkarmada kritik bir rol oynayabileceğini düşünüyor.




