Osmanlı dönemine ait resmi belgelerde yer alan tahsinnâme (övgü belgesi) kayıtları, Anadolu’nun dört bir yanındaki zanaatkârların emeklerine verilen değeri gün yüzüne çıkarıyor.
Bu belgelerde adı geçen ustalardan biri de Diyarbakırlı Kuyumcu Haceyân Agop. Onu özel kılan ise, imal ettiği gümüş kemer nedeniyle resmî olarak ödüllendirilmiş olması.
GÜMÜŞTEN KEMER YAPTI, PADİŞAHIN TAKDİRİNİ KAZANDI
19. yüzyıl sonlarına ait belgelerde, Diyarbakırlı kuyumcu Haceyân Agop’un adının, "Tahsinnâme ile Ödüllendirilen Kişiler" listesinde geçtiği görülüyor.
Açıklama kısmında, “Gümüşten imal ettiği örme kemeri ödüllendirilmiştir” ifadesi yer alıyor. Bu durum, hem Agop’un sanatsal ustalığını hem de dönemin Osmanlı yönetiminin yerel zanaatkârlara verdiği önemi gösteriyor.
ANADOLU’DAN YÜKSELEN SANAT

Aynı belgelerde yalnızca Diyarbakır değil; Mardin, Silvan, Lice, Maden ve Arapkir gibi yerlerden de birçok zanaatkârın isimleri de yer alıyor.
Çeşitli mesleklerden gelen bu isimler arasında:
Gümüş tas yapan kuyumcular
Pirinçten üzengi üreten dökmeciler
İpekli kumaş dokuyan çarşafçılar
Nakışlı çorap üreten kadın zanaatkârlar
Ağaçtan dini levhalar imal eden ustalar
bulunuyor.
UNUTULMAYA YÜZ TUTAN BİR ZANAAT
Bugün gümüş kemer üretimi, geleneksel zanaatların çoğunda olduğu gibi unutulma tehlikesiyle karşı karşıya. Oysa bu belge, Diyarbakır'ın geçmişte ne denli güçlü bir zanaatkâr geleneğine sahip olduğunu kanıtlıyor.
Ermeni kuyumcu Haceyân Agop’un adı, sadece bir kuyumcu değil; aynı zamanda sanatkâr, üretici ve kültürel miras taşıyıcısı olarak tarihe kazınmış durumda.
BELGEDEKİ DİĞER DİKKAT ÇEKİCİ İSİMLER
Aynı tahsinnâme listesinde dikkat çeken diğer ustalar arasında:
Çarşafçı Bakalyan Agop oğlu Kigork (İpekli kumaş ve seccade üretimi)
Demirci Agop oğlu Abdullah (Diş kerpeteni)
Dökmeci Bedros (Pirinçten üzengi)
Madenli Rukiye Hatun (Nakışlı çoraplar)
Arapkirli Mehmet Efendi (Hat sanatıyla yazılmış dini levha)
gibi farklı alanlardan sanatkârlar da bulunuyor.




