Tarihi kaynaklarda yer alan bilgilere göre, 1930’lu yılların Diyarbakır’ında sessiz ama etkili bir dönüşüm yaşanıyordu.
Urfakapı’da açılan Diyarbekir Akşam Kız Sanat Mektebi, bölgedeki kadınların hayatlarına yön vermeye başladı. 1936 yılında faaliyete geçen bu okul, sadece bir eğitim kurumu değil, aynı zamanda “Şark bölgesinin ev kadını ve aile hayatında terakki yaratmaya aday” bir yapı olarak tanımlanıyordu.
Bu ifadeye, 1939 yılında Birinci Umumi Müfettişlik tarafından yayımlanan “Güneydoğu Birinci Genel Müfettişlik Bölgesi” adlı yayında yer verildi.
Okul, dönemin şartlarına göre, hem modern hem de toplumsal bir vizyona sahipti. Kadınlara yönelik mesleki eğitim vermekle kalmıyor, aynı zamanda ev içi yaşamı dönüştürecek beceriler kazandırıyordu.
DERSLERİYLE DE DİKKAT ÇEKİYORDU
Akşam Kız Sanat Mektebi’nde biçki-dikiş, nakış, çamaşır, çiçek, yemek, pasta, moda ve ev idaresi gibi bölümler bulunuyordu. Ancak en fazla rağbet gören alanlar; dikiş, şapka yapımı, moda ve yemek dersleriydi.
MODA VE YEMEK BİR ARADA
1938-1939 öğretim yılında okulda dört öğretmen görev yaparken, biçki-dikiş kursuna 62, moda bölümüne 43 öğrenci katıldı. Yemek bölümü ise bu yıl hizmet vermedi.
Verilere göre, okulda bölüm sayısı arttı, eğitim içeriği zenginleşti. Artık yalnızca bir beceri okulu değil, kadının toplumdaki rolünü yeniden tanımlayan bir merkez hâline gelmişti.
BİR İSİM DEĞİŞİKLİĞİYLE YENİ DÖNEM
1949 yılına kadar Akşam Kız Sanat Mektebi olarak bilinen okul, bu tarihten itibaren Diyarbakır Kız Enstitüsü adını aldı.
O dönem için devrim niteliğinde olan bu eğitim kurumu, birçok kadına ekonomik bağımsızlık ve toplumsal saygınlık kazandırdı.
Diyarbakır gibi geleneksel yapının baskın olduğu bir şehirde, bir grup kadın ellerinde makas, iğne ve dikiş makineleriyle kendi geleceğini inşa etti.
Diyarbekir Akşam Kız Sanat Mektebi, görünürde küçük bir okul olsa da, arkasında büyük bir dönüşüm bıraktı. O dönüşüm, kadınların sadece evde değil, toplumda da söz sahibi olabileceği bir geleceğin sessiz adımlarıydı.