Diyarbakır’ın merkez ilçelerinden biri olan Sur, yalnızca tarihi yapılarıyla değil, aynı zamanda taşıdığı kültürel mirasla da dikkati çekiyor.
2008 yılında 5747 sayılı kanunla ilçe statüsüne kavuşan Sur, ismini çevresini saran meşhur Diyarbakır surlarından alıyor.
Bu eşsiz yapıların gölgesinde yer alan ilçe, tarih boyunca tam 33 uygarlığa ev sahipliği yaparak adeta yaşayan bir açık hava müzesine dönüştü.
DÜNYANIN EN ESKİ YERLEŞİMLERİNDEN BİRİ

Yapılan arkeolojik kazılar, Sur ilçesinin bulunduğu bölgenin yalnızca Türkiye’nin değil, tüm dünyanın en eski yerleşim alanlarından biri olduğunu ortaya koydu.
Dicle Nehri’nin sağ yakasında, 650 metre rakımlı bir platoda kurulu olan ilçe, Mezopotamya’nın kuzeye açılan kapısı konumunda bulunuyor. Bu stratejik konum, bölgeyi tarih boyunca cazibe merkezi haline getirdi.
HER TAŞIN ALTINDA BİR MEDENİYET YATIYOR

Sur ilçesi, yüzyıllar boyunca pek çok uygarlığın izini taşıyan mimari yapılarla dolu. Ahmed Arif, Cahit Sıtkı Tarancı ve Ziya Gökalp'in müze evleri, bölgenin edebiyatla iç içe geçmiş ruhunu yansıtırken, çok sayıda cami, kilise, han ve köşk; mimari çeşitliliği ve hoşgörüyü gözler önüne seriyor.
İlçede yer alan önemli yapılar arasında Ulu Cami (İslam dünyasının beşinci Harem-i Şerif’i olarak kabul edilir), Hz. Süleyman Camii, Fatih Paşa (Kurşunlu) Camii, Melik Ahmet Paşa Camii ve Behram Paşa Camii gibi anıtsal camiler öne çıkıyor. Aynı zamanda Surp Giragos, Meryem Ana, Saint George, Mar Petyun, Ermeni Protestan ve Katolik kiliseleri de çok kültürlü geçmişin en somut örnekleri arasında.
HANLAR, KÖŞKLER VE EFSANELER

Tarihi Deliler Hanı, Hasan Paşa Hanı, Sülüklü Han, döneminin ticaret hayatına ışık tutarken, Gazi, Erdebil, Kuşdili Köşkleri gibi yapılar, dönemin yaşam biçimi hakkında önemli ipuçları veriyor.
Dört Ayaklı Minare, mimari yapısı ve tarihî olaylarla dolu geçmişiyle dikkat çekerken, On Gözlü Köprü Dicle'nin üzerinden zamana meydan okurcasına geçiyor.
Sur ilçesinde yer alan İç Kale, şehrin askeri ve yönetimsel geçmişini yansıtırken; Cemil Paşa Konağı ve Kadılar Hamamı, sivil mimarinin zarafetini günümüze taşıyor.
TURİZMİN YENİ YÜZÜ: SUR

Sur ilçesi, sahip olduğu tarihi ve kültürel mirasla yerli ve yabancı turistlerin ilgisini her geçen gün daha fazla çekiyor. 33 uygarlığın izlerini bir arada barındıran bu kadim ilçe, Diyarbakır’ı ziyaret eden herkesin mutlaka görmesi gereken bir yer haline gelmiş durumda.




