Bir süre önce Diyarbakır Büyükşehir Belediyesince, kadınların kentsel yaşamda eşit, güvenli ve etkin biçimde yer almasını hedefleyen “Kadın Dostu Kentler III Projesi”ne dahil edilmesine ilişkin imzalanan protokol, kentte büyük heyecan yarattı.

Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Serra Bucak tarafından imzalanan proje, Avrupa Birliği’nin finansal desteği, Türkiye Belediyeler Birliği ortaklığı ve Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu’nun işbirliğiyle uygulanacak.
Toplumsal cinsiyet eşitliğini esas alarak, kadınların yerel yönetimlerde söz hakkı olduğu, sağlık, eğitim, istihdam, sosyal hizmetler, ulaşım ve konut gibi kentsel hizmetlere eşit erişiminin güvence altına alınması olarak tanımlanan 'Kadın Dostu Kent'ler projesi Diyarbakır'daki kadın kurumlarını da harekete geçirdi.

TOBB Diyarbakır Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Cevher Defne Eyyubi, cegamedya.com'a yaptığı açıklamada, Diyarbakır'ın ‘Kadın Dostu Kent' olması için yürütülen çalışmalara ilişkin "
Aslında mesele yeni değil, ama artık ertelenemez bir noktadayız.
'Kadın kenti' kavramı bizim için bir slogan değil, Diyarbakır’da kadınların yıllardır yaşadığı yapısal eşitsizliklere verilen gerçekçi ve uygulanabilir bir yanıt. Bir kentin kadınlar için ne ifade ettiği, o kentin demokratikleşme kapasitesini de ekonomik direncini de belirliyor. Biz TOBB Kadın Girişimciler Kurulu olarak net biçimde şunu görüyoruz, kadın özgürse kent özgürdür. Kadın güçlüyse kent büyür" şeklinde değerlendirmede bulundu.
Kadınların kentte karşılaştığı sorunlara da değinen Eyyubi, sorunların bireysel değil, yapısal olduğunu belirtti.
Eyyubi, kamusal alanda ve ulaşımda güvenlik kaygısı, sosyal bakım yükünün kadınların omzunda yoğunlaşması , dijital uçurumun kadınları ekonomik hayattan koparması, kentsel mekânların kadın odaklı olarak tasarlanmaması ve genç kadınların kamusal yaşamda görünmezliği gibi sorunların sadece günlük yaşamı zorlaştırmadığını, kadınların ekonomik katılımını sınırlayarak kentin gelişimini de olumsuz etkilediğine dikkat çekti.

EKONOMİYE KATILAN KADIN KENTİ DÖNÜŞTÜRÜR

Kadının ekonomik bağımsızlığı olmadan özgürlükten söz edilemeyeceğini aktaran Eyyubi, şöyle konuştu:
" Kadın ekonomik hayata katıldığında yalnızca gelir elde etmez, sosyalleşir, görünür olur, karar mekanizmalarına dahil olur. Bizim açımızdan 'kadın kenti' kadınların girişimcilik, istihdam, üretim ve teknoloji alanlarında eşit fırsata sahip olduğu kenttir. Ekonomiye katılan kadın, kenti dönüştüren aktördür. Bir kentin hafızasında kadın yoksa, o hafıza eksiktir. Kadınların emeğini, üretimini ve dayanışma deneyimlerini görünür kılacak mekânlar, kadınların kentle kurduğu bağı güçlendirir. Bu mekânları sadece kültürel olarak düşünmüyoruz. Ekonomik ve dijital üretim merkezleri de kadın hafızasının bir parçasıdır.
Kadın girişimcilik merkezleri, dijital üretim ve eğitim laboratuvarları, üretim atölyeleri ve mahalle bazlı mikro girişimcilik destek noktaları gibi mekânlar kadınların yalnız kalmadan güçlenebileceği alanlardır."

Güçlü bir kadın kenti inşasında belediyelerin yanı sıra, üniversite, kamu, sivil toplum gibi kentteki tüm bileşenlerin işbirliğiyle ivme kazanacağını vurgulayan Eyyubi, şöyle devam etti:
"TOBB KGK olarak biz bu yapının hem sahadaki gözü kulaklarıyız hem de koordinasyon güçlerinden biriyiz. Diyarbakır’ın potansiyeli çok yüksek, ancak kadınların gücü görünür hâle gelmeden bu potansiyel tam karşılığını bulamıyor. Bizim hedefimiz sadece kadınların kentte görünür olması değil;
kent hafızasını, ekonomisini ve geleceğini şekillendiren aktörler hâline gelmeleri.

Ve şunu altını çizerek söylüyorum, Kadın güçlenirse kent dönüşür. Kadın kenti, Diyarbakır’ın sosyal ve ekonomik geleceğinin en güçlü anahtarıdır."

DİYARBAKIR, 25 PİLOT BELEDİYE ARASINDA

Diyarbakır’ın da aralarında bulunduğu 25 pilot belediye, kadın dostu kentler oluşturarak Türkiye’de yerel düzeyde toplumsal cinsiyet eşitliğinin öncüsü olacak.
Üç yıl sürecek program, yerel yönetimlerin kadınların yaşam deneyimlerini ve ihtiyaçlarını esas alan politikalar geliştirmesine olanak tanıyacak. Kadınların aktif temsilinin sağlandığı şehirler için planlama, bütçeleme ve yönetim süreçlerinde katılımcı modeller geliştirilecek.
Belediyeler bünyesinde yerel eşitlik birimleri, konseyleri ve komisyonları kurulacak veya güçlendirilecek. Kadın haklarının korunması ve geliştirilmesi, belediye çalışmalarının temel başlıklarından biri haline getirilecek.
Kadın odaklı dönüşümün güçlü bir bileşeni olarak sivil toplum örgütleri de programın aktif paydaşları olacak.

69D1Cb21Debe58Edbef7A4F858A394E0 S

Muhabir: MERAL ÖZDEMİR